Ey Seferad zamanıları semtlerin fesleğeni!
Dünya'da çağla kalmış hânesi yeşillerin.
Gecemde sessizliği bana dinleten kederim
Ey omzundan ıtır orduları geçmiş sevgili.
Ey bakışıyla kalbimi şahikalardan bırakan!
Bu boşlukta sarhoşluğuma eremez Mecnun.
Hüyazel, hasretliğinde nice vuslatlar buldum!
Kavuşmak türkülü bir kan, bu maverada akan.
G A V E 2026
"Hal hâlin yoldaşıdır,der bir atasözü..
Aynı kan aynı mekan insanları bir araya getirmeye yetmez. Onları dost kılan halleridir . Haldâş olan yoldâş olur.....
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
İşte geldim, işte bu sana ilk gelişim
Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Sen misin kurban,
Yoksa ben miyim İsmail?
Seven mi can verir sessizce,
Sevilen mi bilemez kesildiğini?
Bir elim sende asılı kaldı,
Diğeri o derin sızıda...
Akıyor İsmail, durduramıyorum,
Belki de akmalı, durmamalı.
Yusuf kuyuda beklerken öylece,
Dudağı çatlamış, susuz kalmamalı.
Madem hayat verecek birilerine;
Varsın aksın, toprağa karışmalı.
Kanımız akıyor İsmail,
Hayır, kanımız akmıyor aslında;
O, vurduğu yerden bihaber,
Bilmiyor içimizden neyi kopardığını.
Öyle bir çıkmaz ki bu İsmail;
Hem kurban benim,
Hem vurulan benim...
Kendi bıçağında can çekişen benim.
Garp yeli
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam