Halime Kanat

Halime Kanat
@kanatth3
Bi okur;)

Halime Kanat

, bir kitap okudu
10/10
·510 syf.··
Beğendi
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 09:49
·
2026 1. kitabı
Vladimir Bartol
9/10 · 50,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hasan gülümsedi. “Peki ya aşk? Aşkı unuttun mu?” İbni Tahir’in yüzü karardı. “O beladan uzak dururdum. Kadınlar hayasız yaratıklar.” “Öyle mi? Bu derin bilgiye nasıl ulaştın böyle?” “Senin bunu bilmen gerek…” “Meryem’i mi kastettin? O halde onun bana uzun zamandır senin için yalvardığını da bil. Ama artık aramızda değil. Bileklerini kesti. Kan kaybından öldü.” İbni Tahir adeta yıkılmıştı. Yüreğinde derin bir sancı vardı şimdi. Evet, onu hâlâ seviyordu. “El-Araf’ı arşınlamak isteyen aşkın da efendisi olmalı.” “Anlıyorum.” “Şimdi benim hakkımda ne düşünüyorsun?” İbni Tahir gülümsedi. “Kendimi sana çok yakın hissediyorum.” “Şimdi belki kalbinde büyük bir planla kırk yıl boyunca dünyayı gözlemlemenin nasıl bir şey olduğunu da anlıyorsundur. Sonra büyük rüyayı gerçekleştirmek için yirmi yıl araştırarak geçirmenin de. Bu öylesine bir plan öylesine bir rüyaydı ki adeta görünmeyen bir efendiden alınan bir emir gibiydi. Dünyaysa kaleni kuşatan bir düşman ordusu. Eğer aldığın emri düşman kuvvetlerine de iletmek istiyorsan kaleden sağ salim dışarı çıkmaya mecbursun. Aynı anda hem cesur hem de dikkatli olman gerek. Anlıyor musun?” “Giderek daha fazla anlıyorum, Seyduna.” “Beni hâlâ iğrenç bir katil olarak mı görüyorsun?” “Hayır. Şu an göründüğün kadarıyla bir katil değilsin.” “El-Araf’a tırmanacak cesaretin var mı?” “Şu andan itibaren başka bir arzum yok.” Hasan yanına yaklaşıp ellerini çözdü. “Kalk ayağa. Serbestsin.”
“Fedailerin inancının sağlam olduğunu söyledin. Hiç sanmıyorum! Altmış sene ölüm korkusu içinde yaşadım ben. Ölümümün İran’ın şanlı tahtını yabancı despotların egemenliğinden kurtaracağını bilsem herhangi bir cennet mükâfatı beklemeden seve seve canımı feda ederdim. En azından yıllardan beri geçmişe bakınca görüyorum ki o despotlardan birini tahttan indirmeyi başarmış olsaydım dahi yerini hemen bir başkası alırdı. Çünkü ölümümden istifade etmeyi başarabilecek biri yoktu. Ben de bunun üzerine böyle bir amaç uğruna kendilerini feda edecek birilerini bulma çabasına girişim. Ama kimse gönüllü olmuyor, dava uğruna kimse canını feda etmeye yanaşmıyordu. Başka bir metot bulmalıydım. Böylece senin de bildiğin gibi Deylem krallarının bahçelerinden istifade ettim. Hayatta aldatmaca nerede başlar, hakikat nerede biter? Bunu söylemesi zor. Zaten anlayamayacak kadar da gençsin. Ama benim yaşımda olsaydın o zaman cennetin kişinin cennet olarak gördüğü yer olduğunu anlardın. Aldığı haz da onun için gerçektir. Eğer sen işin iç yüzünü anlamamış olsaydın tıpkı Süleyman’la Yusuf gibi büyük bir mutlulukla ölüme koşacaktın. Hâlâ mı söylediklerim sana bir şey ifade etmiyor?”
Sayfa 445 - Hasan Sabbah·Kitabı okudu
"Beni öldürmeden önce sormak istediğim bir soru var," dedi. "Sor bakalım." "Sana bizler gibi ruhen ve bedenen böylesine bağlı insanları kandırmanı sağlayacak bu iğrenç planı nasıl düşünebildin?" "Ciddi ciddi dinlemek ister misin cevabımı sahiden?" "Evet, istiyorum." "Dinle o zaman... Son isteğini yerine getireyim. Taraftarlarıma hep Arap asıllı olduğumu söyledim. Düşmanlarımsa bunun aksini ispat etmeye çalıştılar. Biliyor musun, haklıydılar da. Ama bu şekilde davranmak zorundaydım, zira siz İranlılar kendi ırkınızdan utanıyorsunuz. Peygamberin doğduğu topraklardan gelenleri bir dilenci bile olsalar kendinizden üstün tutuyorsunuz. Rüstem'in, Suhrab'ın, Minuçehr'in, Ferudun'un torunları, İran'ın o şaşaalı şahlarının, Hüsrev'in, Ferhat'ın Arşaklı hükümdarlarının vârisleri olduğunuzu unuttunuz. Dilinizi, Firdevsi'nin, Ensari'nin ve daha nice şairin dili olan o güzelim Farsçayı terk ettiniz. Arapların inancını kabul ederek her şeyinizle onlara teslim oldunuz. Şimdi de Türkistan'dan gelen Türklere boyun eğiyorsunuz. Zerdüşt'ün gururlu torunları yarım asırdır Selçuklunun kendilerine hükmetmesine müsaade ediyor! Gençken, öldürdüğün o Başvezir ve Ömer Hayyam'la bir yemin ettik. Selçuklu işgalcileri kovmak için elimizden geleni ardımıza koymayacaktık. Planlarımızı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca güçlenecek, sonunda nihai güce erişmek için de birbirimize destek olacaktık. Ben araç olarak hem Bağdat'a hem de Selçuklulara karşı olan Şiileri kullanmayı seçtim. Vezirse Selçukluların hizmetine girdi. Başta onun bu vazifeyi emellerimize ulaşmak için seçtiğini düşünmüştüm. Ama ona yeminini hatırlattığımda kahkahalarla gülüp alay etti. Hatta o çocukça oyuna bağlılığımı sürdürmemi şaşkınlıkla karşıladığını söyledi. Bana sadece sarayda bir vazife bulma noktasında yardım edecek kadar
Sayfa 443 - Hasan Sabbah·Kitabı okudu