"Misafir ağırlamak için aşırı çabalamak Japonların kötü bir âdeti, her şeyi tek başına mükemmel şekilde yapmaya çalıştığımızdan ötürü Japonya'da dostlarımızı rahatça davet edip birlikte olmanın tadını çıkarma alışkanlığı yerleşmemiş." Rika bir anda madamın kursunda duyduğu bu sözleri anımsadı ve fark etti ki şimdiden sonraki yaşantısı daha rahat olacaktı.
Öte yandan evlatlık görevin, senin kendi yapmak istediklerinden geri durup bana yardim etmendense bu şekilde dilediklerini yapıp kendi hayatını yaşaman.
Ne kadar güzelleşirsem güzelleşeyim, işimde ne kadar yüksek konuma gelirsem geleyim hatta daha ileri gidip varsayayım ki evlenip çocuk bile doğurdum bu toplum kadınlara öyle kolay kolay geçer not vermiyor. Şu anda bile standartlar yükselmeye devam ediyor, değerlendirme kriterleri gitgide keskinleşiyor Ne kadar korksam da kaygılı olsam da birilerinin bana gülüp gülmediğini görmek için defalarca arkama dönüp baksam da bu lüzumsuz yargılardan kurtulmak için kendimi olduğum gibi kabul etmekten başka çıkar yolum yok.
Acaba kadının kızıyla ilişkisi nasıldı? Muhtemelen kūçük yaşlardan itibaren aklı başında bir abla olarak kendi işini kendisinin görmesi doğal karşılandı ve kimseye şımarmasına hiç izin verilmedi.