Ezgi

Bird karakteri ile empati doğru mu?
Puan vermedi·232 syf.··
2025 1. kitabı
Bird karakteri benim için aşırı rahatsız ediciydi. Kitapta okuyucunun empatisi mi istenmiş yoksa "ne yapmamalıyız" sorusunun cevabı olarak mı yazılmış pek anlamadım. Eğer ilk seçenek beklentiler arasındaysa ya ben ya da yazar başarısız sanırım çünkü Bird iğrenç bir insan ve empati kurulması gereken hiçbir özelliği yok. Himiko adındaki kadın karakter de öyle keza. Bird benim gözümde karısı lohusayken ve acılar içinde yatarken onu aldatan, birlikte olduğu Himiko eğer cinsel isteklerini geri çevirecek olursa ona tec*vüz etmekten çekinmeyecek, kendi arzuları dışında kimsenin arzularını dikkate almayan bencil ve leş biri. Şahsen hiçbir koşulda acıma duyamadım kendisine. Himiko karakterinin de böyle bir adamla birlikte olması midemi bulandırdı. Başka bir incelemede "insanlar psikolojik buhran yaşarken en çok cinselliğe gereksinim duyar" tarzında aklama denecek bir cümle okumuştum. Lohusa kadının zavallı hâli tartışma bile olmazken, Bird'ün "eğer benimle olmak istemezse, onu döver ve ona sahip olurum" vb cümle ve davranışlarıyla empati kurmamız beklendiyse cidden iğrenç. Bird sadece berbat bir koca, berbat bir baba ve berbat bir sevgili. Kısa bir kitap olmasına rağmen mide bulantısından ötürü zar zor bitirdim.
Psikoloji
Kişisel Bir SorunKenzaburo Oe · Can Yayınları · 20101,128 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·
Birbirinden güzel analizlere ve kadınların iç dünyasına dair değinilmesi gereken, karanlıkta kalmış önemli noktalara sahip olsa da; kitabın sıkıcı derecede kendini tekrar ettiğini düşünüyorum. Bu kadar uzun olmamalıydı bence. Son 150 sayfadayım ve baygınlık geldiğini hissediyorum. Okumakta zorlanıyor ve süreci uzattıkça uzatıyorum. Kısacık bir hikâyenin ardından gelen bazen elli, bazen yüz sayfalık bir analiz oluyor ve bu sayfalar kendini tekrar eden cümlelerden oluşuyor maalesef. Umarım bunu düşünen tek kişi ben değilimdir çünkü kitap epey popüler, belli ki seviliyor. Ben de sevmediğimi iddia etmiyorum fakat kendini tekrar eden sıkıcı bir yanı olması gerçekten okumayı zorlaştırıyor. Yazarın bazı yerlerde, bazı eylem ve işlere "eril, dişil" gibi anlamlar yüklemesi de biraz gereksiz göründü bana. Belki de anladığım şekilde bir anlamı yoktur fakat her halükarda göze battığını düşünüyorum. Hikâyelerin her biri çok değerli ve insana çok şey katıyor, fakat hikâyelerin azınlıkta olduğunu bilmenizi isterim, esas nokta analiz -ki bunu da anlıyorum- gözlerimizi açan uzun uzun analizler (ama fazla uzun) Neyse, genel olarak beğendim diyebilirim ama kendini tekrar etmesi beni baydı.
İnsan ve Hayat
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2024 4. kitabı
Depresifliği ve bir yazara duyduğu takıntılı sevgisi ile (aynı şekilde Dazai aşığıyım) kendime yakın bulduğum bir yazar oldu Tezer Özlü. Fakat, sanırım gereksiz bir şekilde büyük bir beklenti ile aldım elime kitaplarını; çünkü bir tık hayal kırıklığı yaşamış olabilirim. İnsanların abartması sonucu da olmuş olabilir bu. Ben bugüne kadar okuduğum eserlerde, -özellikle de rus edebiyatında- dolu dolu betimlemelere ve sabit bir olay örgüsüne çok alıştım. Tezer'i okurken bunun eksikliğini bayağı bir çektim. Cümleler her zaman kısa kısaydı ve betimleme neredeyse hiç yoktu. Daha bahsettiği bir olguyu tam sindiremeden, duyguyu yaşayamadan; hemen bir başkasına atlaması beni biraz soğuttu kitaptan. Başlarda harikaydı ama bu tekrarlandıkça kitabı bitirmem hayli zorlaştı. Bir de sürekli ülke ülke gezmesi, sevdiği yazarın gezdiği sokaklarda dolaşıp, intihar ettiği oteli ziyaret etmesi ve birçok insanla tanışıp; iyi vakit geçirmesine rağmen niçin bu denli depresif olduğunu anlayamadım. Elbette hayat bunlardan ibaret değil ve mutluluk bunlarla ölçülmüyor, fakat gerçekten rahat bir hayatı varmış. Özellikle de yaşadığı döneme göre. Burjuva kısmı beni biraz irite etti. Hani düşünüyorum da; Dazai'nin memleketinde, onun gezdiği sokaklarda yürüyebilsem ve onun soluduğu havayı solusam dünyalar benim olurdu. Bu imkânlar ve varlık benim için küçümsenecek bir şey değil. Her ne kadar sevdiğim yazarın trajik bir sonu olduğunu bilsem de. Belli ki Tezer de, ben de kronik depresifleriz. Sevdiğimiz yazarlar da bizden beter. Kitap son sayfalara doğru kendini tekrara bırakmasıyla beni sıktı. Onun dışında ilk yarısında epey keyif aldım. Her ne kadar tam olarak beklentimi karşılamasa da bir kadın yazar olarak var olması bile devrim niteliğinde Özlü'nün. Cinselliğinden ve belli kalıpların dışında olan
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Puan vermedi·293 syf.··
2023 11. kitabı
Söylemek istediğim şey: Howl's Moving Castle, savaş karşıtı önemli bir mesaj taşıyan ve izleyicilere dış güzelliğin sığ arayışının sonuçsuz olduğunu söyleyen olağanüstü bir animasyon başarısıdır.
Edebiyat
Yürüyen ŞatoDiana Wynne Jones · İthaki Yayınları · 20101,656 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 10. kitabı
Shakespeare, Pascal, Rousseu & Descartes'ten alıntılar yapan, 'Kayıp Zamanın İzinde' ve daha nice kitabı elinden düşürmeyen, Adalet ve Suç kavramlarını/kıstaslarını sorgulatan, izleyiciyi dahi ekran başında sınayan, içine doğduğu sistemi yıkmak için var olmuş; derinliği ve ağzından düşen kelimelerin düşündürücülüğü ile aklımızı çelmiş ve bir de üstüne böyle dövüşebilen bir Villain karakter... E aşık oldum tabii. Adamın paçalardan zekâ ve anarşizm akıyor. | Makishima Shougo!.. / Psycho-Pass | "Kendi iradesi ile yaşamayan insanlar değersiz birer kukladır." "Can sıkıntısının zıttı zevk değil, heyecandır. İnsanlar her türlü heyecanı, hatta acıyı seve seve ararlar." "Kitaplar yalnızca sözlerin okunduğu nesneler değildir, aynı zamanda algılarını düzelten bir meditasyon biçimidir."
Psikoloji
Psycho Pass: Inspector Shinya Kogami Vol. 1Midori Gotou · Dark Horse · 20163 okunma