Adı:
Kişisel Bir Sorun
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750712111
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kojinteki Na Taiken
Çeviri:
H. Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini asla kurtaramazlar..." Büyükşehir ortamındaki yalnızlaşma ve yabancılaşma sancılarından kurtuluşu Afrika gezisi hayallerinde arayan dershane öğretmeni Bird. Karısı her an doğum yapmak üzeredir ve evlendiği anda iyice azalan Afrika gezisine çıkma umudu, çocuğun doğumuyla tümüyle sönecektir.

Bir de çocuk beyin fıtığı gibi ender rastlanan bir anormallik ile doğuverince, Bird kendini bir karabasanın ortasında bulur. Yaşadığı utanç ve korku onu önce alkole ve sorumluluklarından kaçmaya, sonra çocuğu yeryüzünden bir an önce silinmesi gereken bir düşman olarak görmeye kadar götürecektir...

Kişisel Bir Sorun, kendisi de engelli bir çocuk sahibi olan 1994 Nobel Edebiyat Ödüllü Japon yazar Kenzaburo Oe'nin tüm dünyada tanınmasını sağlayan en önemli eserlerinden biri.
(Tanıtım Bülteninden)
Çocuk sahibi olan ve/veya olmayı düşünen tüm ebeveynlerin ortak endişesi; akıl-beden-ruh sağlığı yerinde evlatlara sahip olabilmek. Peki, engelli doğacağı anlaşılan ya da engelli olan evlatları ne yapmalı? İşte kitapta bu ikilemin 27 yaşındaki Bird'ün üzerindeki yıkıcılığını görüyoruz.

Beyin Fıtığı olduğu düşünülen bir hasarla doğan oğluna karşı duyduğu pasif öfke, onu hayallerini ve yaşamını alt üst edecek bir engel olarak görüşü, ölmesi ya da yaşaması için atılacak adımlar konusundaki tereddütleri, kendi iç hesaplaşmaları...

Yoğun bir kitap. Etkilendiğimi söyleyebilirim. Bu etki, yazarın 1963 yılında bedensel ve zihinsel engelli oğlunun dünyaya geldiğini ve 1964 yılında da kitabı yazdığını öğrenince daha da arttı. Yazar ve eşi de önce çocuklarının yaşamasını istememişler ama daha sonra bu his yerini oğullarına adadıkları bir hayata bırakmış. Oğulları Hikari şu an Japonya’nın önemli bestecilerinden biri olarak anılıyor.

Etkisi büyük bir kitap.
Şehir hayatından bezmiş monoton hayat süren bir öğretmen, biraz kafa dinlemek için tatil planı yapmaya karar verir. Çocuk sahibi olacağını öğrenince hayallerini ertelemek zorunda kalır. Hamile eşinin doğum yapmasıyla tatil planları iptal olan kahramanımız Bird, bir de çocuğu engelli doğunca büyük bir hezimete uğrar.
 
Bird'in bu acıklı hikayesi hepimizin başına gelebilecek bir olay aslında. Siz olsaydınız ne yapardınız? Durumu her haliyle kabullenmek mi, her şeyi bırakıp çekip gitmek mi? Yoksa o sorunlu bebekten tümüyle kurtulmak mı?
 
   Kendisi de engelli bir çocuk sahibi olan Kenzaburo Oe'nin bu kitabı yazarken ruh hali nasıldı bilinmez. Ancak bu acıklı hikayeyi çocuğunun doğumundan bir yıl sonra kaleme aldığı göz önünde bulundurulduğunda kitap daha ilgi çekici bir hal alıyor.

Çevirmenden mi kaynaklı bilemedim ama bu hikayenin çevirisi beni pek sarmadı. Yazınsal anlamda kopukluklar var sanki. Bir de siz okuyup karar verin.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.382 Oy)19.150 beğeni43.666 okunma3.023 alıntı184.131 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.451 Oy)3.946 beğeni13.050 okunma1.250 alıntı53.418 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.597 Oy)8.881 beğeni28.888 okunma845 alıntı140.504 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.510 Oy)7.923 beğeni21.499 okunma4.040 alıntı130.289 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.335 Oy)9.296 beğeni25.817 okunma1.851 alıntı119.582 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.690 Oy)5.794 beğeni19.786 okunma842 alıntı101.895 gösterim
  • Yeraltından Notlar
    8.7/10 (3.376 Oy)3.480 beğeni10.590 okunma5.402 alıntı96.224 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.498 Oy)8.091 beğeni22.941 okunma847 alıntı90.461 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.231 Oy)6.939 beğeni20.262 okunma728 alıntı114.036 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.056 Oy)6.408 beğeni16.925 okunma2.947 alıntı86.558 gösterim
kitabın arka kapak yazısına bakılırsa nobel ödüllü yazar , ödülünü çoğunlukla bu kitaba borçlu imiş. ( bütün eserleri göz önünde tutularak verilmiş ödül )

çeviriden mi kaynaklanıyor tam emin değilim ama kitabın edebi yönü , dili fazlaca iyi değil .
27 yaşındaki Bird lakaplı bir adamın doğan çocuğu karşısında düştüğü ikilemi konu ediniyor. Çocuk tuhaf bir biçimde doğuyor , ucube gibi . çift başlı doğduğuna inandırılmak isteniyorsunuz fakat kitabı okurken bir nevi tümör canlanıyor gözünüzde .
kitap Bird'ün etrafında dönüyor, diğer karakterler silik sayılır . Bird , böyle bir bebeğin öldürülmes mi yoksa yaşaması mı gerek , bunun değerlendirmesini yine kendi psikolojisi açısından değerlendirip duruyor hep . adı üstünde , kişisel bir sorun .

bu ikilem sürecinde Bird'ün ruh hali , yaşadığı çatışma yeterince ortaya konulmamış sanki . yani bir Dostoyevski karakteri gibi değil . o çatışmayı yeterince yansıtmıyor. kitabın son beş altı sayfaya kadar kabataslak hep aynı şeyler . fakat yine de her anne babanın ya da adayının okuması , engelli bir çocuk sahibi olurlarsa ne tür bir tavır sergileyebileceklerine dair kendilerini yoklamaları açısından iyi olur .
Yaşamımız boyunca olası tüm seçeneklerin içlerinden birini özgürce seçmemiz için önümüzde yatıyor olduklarını düşünürüz. Onları seçmek için elimizi uzatmamız yeterlidir fikrimizce. Hatta daha da ileri gider, diğer seçenekleri seçtiğimiz farklı evrenler olduğunu bile hayal ederiz. O evrenlerin herbirinde kendimizden bir tane daha vardır ve o diğer kendimiz farklı seçimlerin bir ürünü olarak mutlu mesut yaşayıp gitmekte ya da tam tersi şekilde yaşamakta veya belki de yaşamamaktadır. İrademiz olduğunu, özgürce seçim hakkımızın bulunduğunu sanırız. “Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini asla kurtaramazlar.”

Kafamızda hep bir gelecek planı, bizi o plana götürecek kıvrılıp rulo yapılmış halde ceket cebimizin içinde taşıdığımız bir harita ile dolaşırız ortalıkta. O haritayı şimdi açıp bakmasak da zamanı gelince nasıl kullanacağımızı gözümüzde canlandırırız. Gelecekteki yaşantımızın bir ressamın yapmakta olduğu tablosuna tek tek fırça darbeleri atması gibi şu andaki seçimlerimizin yavaş yavaş şekillendirdiği bir resim olduğunu biliriz bilmesine de ortaya çıkmasını istediğimiz şey ile ortaya çıkacak şey arasında üç aşağı beş yukarı şimdiden azıcık kestirebildiğimiz farkı gözardı eder; hayal etmeye devam ederiz.

Son derece kişisel ama aynı zamanda tüm insanlığın evrensel bir sorunudur bu aslında. “Kişisel sorunlar arasında, tek başına o sorunun mağarasında ilerledikçe, sonunda insanların tümünü ilgilendiren, geniş bir çıkışa ulaşıldığı da olur.” Özgürce seçtiğimizi sandığımız yolların bizi götüreceği yer yerine hayal ettiğimiz yere varmayı istemek. Evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi seçimlerin bizi sımsıkı bağlayacağı gerçeğini görmezden gelip bir kuş gibi uçuvereceğimizi, istediğimiz anda kanatlarımızın götüreceği yere gidebileceğimizi düşünmek.

Nobel ödüllü Japon yazar Kenzaburo Oe’nin “Bird” takma adlı roman kahramanı da hepimizin zaman zaman içine düştüğü hataya kendini kaptırıp istediğini seçebileceğini, kaderini kendisinin çizebileceğini düşünüp günün birinde kuşlar gibi özgürce havalanıp Afrika’nın bir yerlerine inebileceğini hayal ediyor. İçin için farkındadır aslında bunun gerçekleşmeyeceğinden ama cebinde bir Afrika haritası taşımaktan da vazgeçmiyor: “Karımın doğum yapmasıyla birlikte kafese kapanmış olacağımı (zaten evlendiğim anda kafesin içine girmiştim, ama kafesin henüz açık olan kapısını doğacak olan çocuk sımsıkı kapatacak), artık Afrika’ya tek başıma gitmemin mümkün olmayacağını anladım.” Bunun farkına yeni varmış gibidir ama aslında doğduğu günden beri bunun ayırdındadır: “Yenildiğimi baştan bildiğim bir oyunu sürdürür gibiyim.”

Her satırında Sartre tadı hissedilen romanın ilk sayfalarından itibaren kişisel gibi görünen ama hepimizin ortak sorununa okuyucuyu bağlıyor Oe. Roman kahramanı Bird hocasının kızıyla evlidir. Hocasının ona bulduğu dershane öğretmenliği işini yapmaktadır. Alkol sorunu yaşamış ama hayatını sonradan düzene sokabilmiştir. Yeni doğan çocuğunun bedensel özrünü öğrendikten sonra zaten kara kara düşündüğü özgürlüğünü kaybetmekte olduğu düşüncesi iyice çığrından çıkmıştır. Kayınpederi tarafından verilen bir şişe viski ile tekrar alkole başlar. Bu noktada bile seçimi kendi yapmamıştır. Bird, hayatını tamamen mecburi seçimler üzerinden yaşamış/ yaşayan/ yaşayacak biridir. Bu romanın en başında bellidir.

Üç gün boyunca Bird’ün özgür bir seçim yapabilmek için çabalamasına şahit oluruz; hatta bir ara buna inanırız bile. Bir çocuğunun olması Bird’ü kafese zaten iyice kapatacakken yaşama şansı düşük bir bebeğin varlığı başlangıçta ona bir umut olur. Çocuk yaşamazsa eşi de Bird’den ayrılacak ve o tamamıyla özgür kalacaktır. Bu durumda yıllardır planladığı Afrika gezisine de çıkma şansı doğmaktadır. Hem zaten sağlığı bozuk olarak dünyaya gözlerini açan bir çocuk için de böylesi daha iyi değil midir? Yaşadıkça eziyet çekeceğine en baştan sahneyi terketse?

Aslında özgürce bir seçim için tüm koşullar uygundur. Seçiminden dolayı kimse onu suçlamayacak; “elleri kirlenmeyecek”tir. Bebek hastanede ölerek hem kendisini hem de Bird’ü zorlu bir gelecekten kurtaracaktır. Birkaç gün boyunca ölüm haberini verecek telefonu bekler. Ancak küçük canlı hayata tutunmayı seçer.
Bu kitap hayatların seyrini değiştirebilecek bir kapasiteye sahipken , sitedeki puanının çok daha fazla bir puanı hak etmesine rağmen bu kadar düşük olması beni fazlasıyla şaşırttı. Hayatımızın ortasına yerleşmeye aday felsefesiyle olsun, kurgusunun sağlamlığı ile olsun muazzam bir kitap. Kitabı okumayan arkadaşların yerinde olsam soluğu herhangi bir kitabevinde alıp bu kitabı edinir ve hemen okumaya başlardım.
"Bu dünyada hiçbir hakkının kalmadığını düşünmeye başlayan insanlar intihar ediyor, Bird.
Sen etme," dedi Himiko.
.. ama hangi psikolojik oyuna başvurursan başvur , ölümün mutlaklığını göreceleştiremezsin, öznel bir olgu değildir ölüm..
Zaten evlendiğim anda kafesin içine girmiştim, ama kafesin henüz açık olan kapısını doğacak olan çocuk sımsıkı kapatacak.
Kendimi kandırmak ?Gerçekten de, benim olmadığım bir yerde bebeğin ölmesini sinir harbi içerisinde beklerken, ellerimi asla kirletmediğimi düşünmem kendimi kandırmak olur. Fakat ben, bebeğin ölümünde sorumluluğum olduğunu biliyorum.
Öğrencilerin kafası ayrıntı bilgilerle fazlaca dolu olduğundan, üzerinde düşündükleri şeyin bütünselliğini kavramaları gerektiğinde ne yapacaklarını bilemez hale geliyorlardı. O yüzden Bird’ün işi metnin bütünselliğini kavratmaya çalışmaktı. Fakat Bird, derslerinin üniversite giriş sınavlarında yararlı olup olmadığından emin değildi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kişisel Bir Sorun
Baskı tarihi:
Eylül 2010
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750712111
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Kojinteki Na Taiken
Çeviri:
H. Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
"Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini asla kurtaramazlar..." Büyükşehir ortamındaki yalnızlaşma ve yabancılaşma sancılarından kurtuluşu Afrika gezisi hayallerinde arayan dershane öğretmeni Bird. Karısı her an doğum yapmak üzeredir ve evlendiği anda iyice azalan Afrika gezisine çıkma umudu, çocuğun doğumuyla tümüyle sönecektir.

Bir de çocuk beyin fıtığı gibi ender rastlanan bir anormallik ile doğuverince, Bird kendini bir karabasanın ortasında bulur. Yaşadığı utanç ve korku onu önce alkole ve sorumluluklarından kaçmaya, sonra çocuğu yeryüzünden bir an önce silinmesi gereken bir düşman olarak görmeye kadar götürecektir...

Kişisel Bir Sorun, kendisi de engelli bir çocuk sahibi olan 1994 Nobel Edebiyat Ödüllü Japon yazar Kenzaburo Oe'nin tüm dünyada tanınmasını sağlayan en önemli eserlerinden biri.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 69 okur

  • Ali Han
  • Çağatay Göktuğ Polat
  • Beyza DOĞANYİĞİT
  • buse
  • Psychobethology
  • Özlem
  • Çağatay Tuncer
  • Dolunay Özgür
  • Ece Urun
  • suzan suzi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.8
25-34 Yaş
%37.5
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%8.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.1
Erkek
%42.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.4 (2)
9
%14.8 (4)
8
%29.6 (8)
7
%18.5 (5)
6
%18.5 (5)
5
%11.1 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0