Aydınlığa doğru kararla yürürken tüm acıların gölgesinde, o artık hürdü.
Ne eskiyen prangaların esaretinde ne de kanayan yaraların gölgesindeydi.
Uçmak en yüce özgürlüktü. Şimdi o bir bütündü.
Çok güzel şeyler var; çiçekler, kayaların arasındaki yosunlar, kürklerin renklerinin canlılığı ve yumuşaklığı, bulutların süzüldüğü uzak gökyüzü, gün batımı ve yıldızlar gibi küçük şeyler var.
Bir de sen varsın...
Seni görebiliyor olmak bile çok güzel;
senin o tatlı ve huzur dolu yüzünü,
kavuşturduğun o sevimli ellerini görmek bile güzel.