2026 yılının 38. kitabı Kanije
Hoşgeldiniz diyecekti bize Fransa! Ey Benito Musolini! Ey gayet yüce, italyanlar başvekili muhterem Düce! Duydum ki, yelkenleri edip de fora Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora. *Buyursunlar... Bizim için şavaş düğündür;* Din Arab'ın, hukuk sizin, harp Türk'lüğündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa Türk eri de öyle gider kanlı savaşa. Hem karadan, hem denizden ordular indir! Çarpışalım, en doğru söz süngülerindir! Kalem, fırça, mermer nedir? Birer oyuncak! Şaheserler sungtilerle yazılır ancak! Çağri Beg'le Tuğrul Beg'in kurduğu devlet Italyalı melezlerden üsttündür elbet; Bizim eski uşakları alda yanına Balkanlardan doğru yürü er meydanına; Çelik zırhlı kartalları göklere saldır... Fakat zafer sizin için söz ve masaldır... Dirilerek başınıza geçse de Sezar Yine olur Anadolu size bir mezar. Belki fazla bel bağladın şimal komşuna, Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna, Tanıyoruz Atilla'dan beri Cermeni, Farklı mıdır Prusyalı yahut Ermeni? Senin dostun Cermanyaya biz Nemşe deriz, Bir gün yine Bec onünde düğün ederiz. Soyle, kara gömlekliler etmesin keder;
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ESTERGON’UN İKİNCİ DEFA FETHİ
Estergon Kalesi, ilk olarak Kanûnî Sultan Süleyman Han’ın son Avrupa seferinde fetholunmuştu. Daha sonra 1595 tarihinde Osmanlı elinden çıkmış, 1605 tarihinde Sultan Birinci Ahmed zamanında, Vezîriâzam Lala Mehmed Paşa tarafından tekrar fethedilmiştir. Vezir Lala Mehmed Paşa, bu sefer için Belgrad’da hazırlık gördükten sonra ordugâhta sefer hakkında beylerle istişârede bulundu. Kolay yoldan ganimete meyleden bir kısım beyler dediler ki: “Budin ve Estergon kaleleri, muhkem ve düşmana karşı koymaya kâfi gelirler. Düşman, ondan öteye yol bulamaz. Ancak Kanije tarafındaki eyaletler ise pek zengin topraklardır. Kanije fethinden sonra o cihete akına fırsat kalmamıştı. Şimdi o cihetlere sefer edip ganimetlerle, gazilerin gayret ve kuvvetini artırmak yeğdir.” dediler. Böylece harp ve çarpışma cihetinden ganimet cihetini evlâ gördüler. Çok kelâm edip veziri ve orada bulunanları kendi arzuları cihetine meylettirdiler. Vezîr Lala Mehmed Paşa, o mecliste bulunan ilmiye sınıfından Vildânzâde Molla Ahmed Efendi’ye hitap ile “İşbu mecliste, Kanije tarafına gidileceğine icmâ olduğuna dair hüccet yazınız. Padişahımız sorduğunda arz ederiz.” dedi. Molla Ahmed Efendi, şu cevabı verdi: “Devletlü vezir! Bana bunu teklif etme, zira düşman bizi gözetlemekte iken bu cihetleri boş bırakırsak, Allah muhafaza, Budin ve diğer kalelere zarar vermeye hazırdırlar. İslâm beldelerinin zarar görmesine rızâ göstermek dine ve şerîate uygun değildir. Zararın defedilmesi, menfaat celbinden evlâdır. Bir İslâm kalesine, hattâ bir İslâm köyüne bir zarar erişse padişah huzurunda cevaba kadir olamazsınız. Hele de siz Âsitâne’de Sultanın huzurunda iken, Halife Hazretleri, Estergon fethine dair işarette bulunmuşlardı. Emîru’l-Mü’minîn’in rızasına muhalefet de câiz değildir.” Vezîrin kalbi, bu nasihatten
Osmanlı Tarihi
Kadın, kainatın nazlı bir çiçeği gibi açar; güzelliği, zekâsı ve emeğiyle dünyayı besler. Ama bazı gözler, onun varlığını zehir gibi görür. Bazıları, kadının ışığını kendi karanlığıyla örtmeye çalışır. Oysa kadın, ne güzelliğiyle ne de emeğiyle suçludur. Asıl suç, onu fark etmeyen, anlamayan ve küçümseyen zihniyettedir. Kadının varlığı, kainata zarar vermez; ama onu görmezden gelenin vicdanı zarar görür. Kadın, sessizliğe zorlanırsa bile yıkılmaz. O varlığıyla, kendisini anlamayanları ve erdemsizleri sınar. Çünkü evren, kadınların ışığını asla silemez; sadece körler onu göremez.
“Yaşamın borcu kadına yazılmıştır; çünkü evrenin döngüsü, erkeği de dünyayı da kadının bütünlüğünden geçirerek tamamlanır.”
kanije defense (1601): the glorious resistance of the ottoman empire and the genius of tiryaki hasan pasha history is sometimes written with the incredible courage of a handful of men and the genius of a leader. here is the kanije defense, it is just such a victory! tiryaki hasan pasha and 8,000 ottoman soldiers showed an epic resistance against the giant habsburg army of 50,000 men and went down in history in golden letters. ottoman's fateful moment: kanije castle think about it, the year is 1601. the ottoman empire is in constant struggle with the habsburgs. kanije castle passed into the hands of the ottomans in 1600 and has great strategic importance. however, habsburg emperor ii. rudolf sends a huge army to take back this castle. commander archduke ferdinand surrounds the castle with soldiers collected from germany, hungary and various european states. number superiority? it belongs to the enemy. logistical support? it belongs to the enemy. but the ottomans have something in their hands: a strategic genius and an unshakable will! tiryaki hasan pasha: the embodiment of cunning and military genius this man is a master of war! as his name is "tiryaki", which means constantly alert, alert, intelligent... he knows how to defeat the enemy with his limited power. here are some of his tremendous tactics: • continuous night raids: ottoman soldiers forbade the enemy's sleep by making sudden attacks on the habsburg camp. he didn't let them breathe easily. • deceiving movements: although there were a small number of ottoman soldiers in the castle, the cannons were constantly fired from different points, giving the enemy the feeling that there was a large army inside. • fake letters: he spread the rumor that a large aid army came from the ottoman forces. the habsburgs