O anda Şeyhülislam Efendi, Kubbealtı vezirleri, kazasker, yeniçeriler ve ben dahil hepimiz eğilip "Bismillah Padişahım!" diyerek, yedi yaşındaki sultana biat ettik ve eteğini hürmetle öptük. Çünkü yedi yaşındaki sabi, tahta oturduğu anda İstanbul'un, Bağdat, Basra, Yemen'in, Macaristan, Kırım, Budin, Kanije, Ukrayna, Afrika'da Mısır, Sudan, Cezayir'e kadar uzanan toprakların ve halkların ve daha nice diyarın imparatoru olmuştu.
Kılıç Arslan öldü sanma, yaşıyor bizde! Atilla'nın ateşi var içerimizde!
Kanije'nin gazileri daha dipdiri!
Sınırda durur Plevne'nin kırk bin askeri! Edirne'de Şükrü Paşa bekliyor nöbet! Dumlupınar denen şeyi bilirsin elbet! Şehitlerden elli milyon bekçisi olan Aşılmaz bir kayadır bu ebedî Vatan!
Devletin malını , askerini, bilhassa sırrını canından aziz bil. Bir gün vicdanına hesabını veremeyeceğin bir işi sakın yapma. İnsanın olduğu yerde fitne ve fesat vardır; karşılığı ne olursa olsun, kesinlikle bunlardan uzak dur.