Onur Kanık, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · İnceledi

Demokrasi ve İslam birlikte olmaz. Çünkü Allah Subhanehu ve Teala halis İslam’dan başkasını kullarından kabul etmeyecektir. İslam, yasa ve hükümleri yalnızca Allahu Teala tarafından belirlenen dindir. Demokrasi ise şirk ve küfür dinidir ki kanun ve hükümlerini Allahu Teala değil insanlar (halklar) belirler. Allah Subhanehu ve Teala kişinin İslam ve küfrü veya şirk ve Tevhid’i birbiri ile birleştirmesinden razı olmadığını ve bunu kişiden kabul etmeyeceğini belirtmiştir.

Tağutların Yardımcılarına Dair Şüphelerin Giderilmesi, Ebu Muhammed El Makdisi (Sayfa 21)Tağutların Yardımcılarına Dair Şüphelerin Giderilmesi, Ebu Muhammed El Makdisi (Sayfa 21)
Lâyetezelzel, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Ona göre, astroloji herhangi bir bilimsel temelden yoksundur.Gök cisimlerinin hareketleriyle bağ kurarak kişilerin geleceği hakkında ya da yeryüzünde olup bitecekler konusunda bilgi edinmek mümkün değildir.Örneğin bir insan çölde kalıp susussuzluktan halsiz düşüp hayatını kaybederse,bunun bizzat güneşle ilgili astrolojik bir anlamı yoktur;güneşin fenalığından kaynaklanmamaktadır.Hiç bir gök cisminin iyi ya da kötü etkisi söz konusu değildir.Ne saturn uğursuzdur,ne de Jüpiter in böyle bir özelliği vardır.

El-Kanun Fi't-Tıbb, İbn-i SinaEl-Kanun Fi't-Tıbb, İbn-i Sina
Sezen B., bir alıntı ekledi.
 4 saat önce · Kitabı okuyor

Daha ne denilebilir ki
Türkiye' de siyasal iktidarlar tarımı kösteklemek için destekleme fiyatlarını hep
"silah" olarak kullandılar. Köylülüğü öldürdüler. Oysa Tarım Kanunu'nun 21'inci
maddesi diyor ki: "Devlet her yıl milli gelirinin en az yüzde 1'i oranında çiftçiye
destek verir." Yani üreticiye vermesi gereken destek bir yılda 24 milyar TL. Kanun bunu emrediyor. Peki hükümet ne kadar veriyor. 11 Milyar lira yani yarısından da az.

Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Saklı Seçilmişler, Soner Yalçın (Sayfa 24 - Kırmızı Kedi Yayınevi)

Tarihe Damgasını Vurmuş Müslüman Bilim Adamı
İbni Sina (980 - 1037)
İbn-i Sina, tıp, psikoloji, farmakoloji, jeoloji, fizik, astronomi, kimya ve felsefe alanında bir deha ve bilim adamıdır. Aynı zamanda "Avicenna" adıyla ve "El- Kanun" (Canon) kitabıyla tıbba yapmış olduğu büyük katkıdan dolayı tüm dünyâca "Modern Tıbbın Babası" olarak tanınır.

A. Levent IŞIK, Minos'u inceledi.
17 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Binlerce yıldır süregelen, hatta insanlık tarihi kadar eski olan ve her inanışa, ideolojiye, coğrafyaya göre küçük farkları olsa da, tamamı "İlahi İrade Yasaları'na" ve "Doğa yasalarına" dayanan "Kanun kavramının" bir usta-çırak sohbeti ile aktaran harika bir kitap. Okurken -keşke Socrates'in talebesi olsam, bir de şunu sorsam- diyebileceğiniz akıcı bir diyalog.

CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
21 saat önce

PRENS KANUN KAÇAĞI ( ÖZGÜR KUŞ )

İşte öylesine yamuk bir dala takılmıştım
Denizin ve tepelerin üzerinden
Bir kuş konuk olarak beni yanına davet etti
Peşinden uçtum, giderek hızlandım
Ufacık kanatlarım da çırparak
Beyaz deniz uykuya daldı
Her bir acım ve ahım uykuda
Hedefi, limanı unuttum
Korkuyu, övgüyü, cezaları unuttum
Şimdi her kuşun peşinden uçuyorum
Sadece adım adım-bu hayat değil ki
Bir bacağı diğerinin önüne atmak , yoruyor ve ağırlaştırıyor
Rüzgara bıraktım kendimi ,beni kaldırıyor
Kanatlarla süzülmeyi seviyorum
Ve her kuşun peşinden uçmayı
Akıl mı? Kötü bir iştir
Akılla dil çok sık tökezler
Uçmaksa bana yeni güçler bahşetti
Ve bana daha hoş işler öğretti
Şarkıları, nükteleri, müzikli piyesleri
Yalnızken düşünmek –bu bilgecedir
Yalnızken şarkı söylemek-bu budalacadır
O halde benim tarzımla dinleyin
Ortanıza alarak beni, sessizce oturun
Güzel minik kuşlar, etrafımdaki!

Nietzsche, Stefan ZweigNietzsche, Stefan Zweig
*falah *, bir alıntı ekledi.
22 saat önce

"Kadın, güzelliğini ;banka ,parasini ;memur ,insafsizliğini ; kanun , idraksizliğini muayeneden geçirsin! ..."

Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 86 - Büyük Doğu Yayınları)Reis Bey, Necip Fazıl Kısakürek (Sayfa 86 - Büyük Doğu Yayınları)
Serkan ALTINBAŞ, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okuyor

Hemen her istasyonda durdurulan tren, Selanik'e gecikerek vardı. İstasyon büyük bir izdaham vardı. Enver kompartımanın önünde çiçeklerle karşılandı ve o günün en kıymetli hediyesini Talât Bey'den aldı: Kırmızı cildli bir Kanun-i Esâsi, yani anayasa!
...Talât Bey, Enver'in önce elini sıktı, sonra kucakladı ve peronda bekleyen kalabalığa dönerek Enver'in kolunu kaldırıp "Yaşasın Hürriyet Kahramanı Enver Bey! Yaşasın Hürriyet" diye haykırdı.

Enver, Murat Bardakçı (Sayfa 99)Enver, Murat Bardakçı (Sayfa 99)
Cemal Şahin, bir alıntı ekledi.
Dün 15:59

"Din-ü devlet...
Din ve devlet kelimesinin Osmanlıca terkibi..
Osmanlı bir saltanattır. İslam devleti değildir.
Çivicizade'den sonra Şeyhulislamlar görevden azledilebilmişler, sürgüne gönderilenler de olmuş...yani birer memurdurlar..
Şeyhulislamlara "Bre Hoca bu iş din işi değüldür, siyaset işüdür" diyen, devlet işlerine ulemayı karıştırmayan mebzul miktarda Padişah da mevcuttur.
Şahın nikahlı karısını haremine atanlar da olmuş!
Yirmi küsur kardeşini katledenler de..
Şarap testisinin dibini vuranlar da vardır.
Başbakanlarının çoğunun Rum, ermeni ya da devşirme olduğu çok uluslu, çok kültürlü bir devlet... Özerk eyaletler vs. vs...
Merkezi idareyi tanımadığı için, II.Mahmut sonrası sık sık isyan eden Kürt Aşiret reisleri, Peygamber torunu seyyitler de vardır bu isyancılar arasında Zira yüzlerce yıl merkezi yönetimden emir almaya alışmamışlardı.
Yeniçerileri ganimet için ya da siz ona çapul ve yağma deyin savaştıkları, daha sonraları resmen mafya ve eşkiyalık yaptıkları bir askeri sistem..
Devletsiz din olmaz diyen zihniyet işte bu din-ü devlet geleneği genlerine işlemiş kesimdir...
Oysa Devlet; devlettir. Siyasi bir yapılanmadır. İnsanlar tarafından yönetilir. Yani İnsanîdir, ilahi ve semavî değildir. Her bir yönetim insan kadar kusurlu veya kusursuzdur.
İslam devleti olmaz! Devletin İslami vasıfları olur. Hukuk, kanun devleti olur. Adalet, ehliyet, emanet ve liyakate riayet eder...
Yerlerin ve Göklerin mutlak hükümranlığı Allah'ındır...
Devletlerin yönetimi İnsanlarındır..
Bu yüzden devlet kutsal değildir...
Bütün itikadi mezheplerin çıkış noktası siyasettir.
Devleti ben yöneteceğim, sen yöneteceksin meselesi!
Yani dünyalık derdi...saltanat sevdası... Güç savaşı...
Büyük günah meselesinin altında da bu iktidar savaşı vardır. Tekfir'in nedeni budur.
Bugüne kadar itikadı/inancı için öldürülenlerin oranı, siyaseten /iktidar kavgasında öldürülenlerin binde biri değildir.
Hallaç bile Zerdüşt /Zındık olduğu için değil, devlete savaş açmış Karmatilerin aktif bir daisi/ davetçisi olduğu için öldürülmüştür...
Din-ü devlet birlikteliğinde hamile kalan, zarar gören hep din olmuştur.
Din siyasilerin iktidar enstrümanı/aleti mesabesine inmiştir. Siyasilerin hataları da dine yüklenmiştir."

İslam'ın Pavlusları -2, Saadettin Merdinİslam'ın Pavlusları -2, Saadettin Merdin
hbh, bir alıntı ekledi.
Dün 04:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kanun yalnız fukaralar için var. O da cezalandırırken sade!

Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 150 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 22. Basım)Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 150 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 22. Basım)