7 Mühürlü Taht ~ Özlem Neşe Beydili
Merhaba kitapsever dostlarım, bugün sizlere Yedi Kapı serisinin 5.kitabı 7 Mühürlü Taht yorumu ile geldim.
Neşe ve arkadaşlarının yolu bu kez zorlu bir yolculuk ve zorlu bir mücadele bekliyor. Mühürlerin yasaklandığı, zalimliğin kanun haline geldiği bir şehre düşüyor yolları. Bu şehirde yasaklar insan olmanın en temel unsurlarını hedef alıyor. Fazla konuşmak, denizde avlanmak, gülmek, bilmek, başka bir yere gitmek, hatta rüya ve hayal görmek yasak olan bu şehir de; çocuklar bile tehdit olarak görünüyor. En korkunç olanı ise çocukları yedi yaşına geldiğinde kendilerini öldürmesinler diye birer savaşçı olarak yetiştirmeleri.
Neşe ve arkadaşları bütün bunların içinde Doğa Ana’yı kurtarmak ve Öz’ü ona ulaştırmak için boyut kapılarından geçmeleri gerekiyordur.
Xan-Xia da ise Lesath bitmek bilmeyen hırsı, yaptığı canilikler daha acımasız daha sert bir hal alıyor. Yine bir hainin yarattığı yıkımı dehşet içinde okudum. 7’ler ise dengeyi korumak için bu felakete bir son verebilecekler mi?
Serisini her kitabında daha ne olabilir derken aksiyonu asla düşmüyor. Açılan her kapı öğrenilen gerçekler, saklanan acılar, bastırılmış anılar ve yarım kalmış duygular Neşe için daha zorlayıcı oluyor. Sevgili yazarımız olayların iç dünyasını ustalıkla ustalıkla işlerken okuru da kurgunun en karalım köşesine çekiyor. Bazı kapılar kapandı zannederken, olmadık bir anda yeniden açılıyor. Herkes için en zor olan kapı artık açılmıştır. Kendisi ile yüzleşme kapısı. İnsanın kendi vicdanıyla, korkularıyla ve seçimleriyle yüzleştiği, en derin yaranın başkaları değilde, insanın kendisi olduğunu yüzüne çarpıyor.
6.kitabı büyük merakla ve heyecanla bekliyorum.