Öğle güneşinden sonra gözlerim hala dükkanın karanlığını alışmaya çalışıyordu, ama yüreğim, nedense sahile vurmak üzere olan koskoca bir dalga gibi ağzımın içinde kabarmıştı.
Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.
İnsan çiynində gəzdirdiyi tale yükünün arasından başını qaldıranda Allah onu ilkin necə yaratmışdısa, elədə görünür, şax, cəsur, xeyrxah. Sanki bir ağac yeriyir, düşüncələrə qərq olmuş sular axır.