Hayatın sorumluluğu alınmadığında hayatın kendisi de hissedilmez olur. Sanki yaşamıyor da başkaları tarafından yaşanıyor gibi hisseder insan. Hayat otantik olmaktan çıkar.
“Yaşamın kanunudur: Önümüzde bir kapı kapanırsa, bir diğeri açılır. Ama kayıplara o kadar üzülürüz ki, yeni açılan kapıya dikkat bile etmeyiz.” der, karar vermekte zorluk çeken insanları tanımlarken André Gide. Çünkü biliyoruz ki, aldığımız her karar başka bir şeyden vazgeçmek ve onu kaybetmek anlamına da geliyor. Korku işte tam bu noktada başlar. Kazandığımız şeye odaklanamaz, kaybettiğimiz ya da vazgeçmez zorunda olduğumuz şeye takılı kalırız. Kaybetmekten o kadar hoşlanmıyoruz ve bu duygu o kadar güçlü ki, yanlış kararlar almamıza neden oluyor.
Sartre, "Cehennem başkalarıdır" dese de insanın gerçek cehennemi tekbaşınalıktır. İnsanlarla çevrili olmak ve kendini onlara ait hissetmemek veya dışlanmış hissetmek derin bir varoluşsal acıya neden olur.