Gözümü açtığımda Aynalı Baba bana gülümsüyordu.
-“Elif üstün, elif esre, elif ötre. İşte bir alay soru daha! Elif nasıl olur da hareke kabul eder. Elife hemze demekle iş hallolur mu? Ya Rab! Bu elif ba meselesi ne kadar da zor bir konu. Öğretmeni çok ama içlerinde elif ba bileni yok.” dedi.
Aşk Aynası içli bir âh çekerek;
-“Beni iyi dinle!” dedi. “Önce elif mi noktadan yoksa nokta mı eliften çıktı? İkincisi, bu ne zaman oldu? Üçüncüsü, elif ile noktanın birliğini göstererek bunu kanıtlayabilir misiniz?”
“...Fakat sizi nurken karanlıkta, ruhken cesetle karıştırıp birleştirdi. Böylece sizden, kabul etmediği karanlığı, kabul ettiği nurla kaldırabilmenizi istedi.
Ey insanoğlu! Nur benim. Bana gelin. Benim olun. Ben olun. Nurun layığı olan güzelliklerle ahlâkınızı zenginleştirin. Korkun. İnsanları nefsinize tercih edin. Kıskançlık, hırs, haset, nifak, hiddet ve düşmanlık gibi çirkin sıfatlardan nefsinizi arındırın. Her zaman ve her durumda Rabb'e şükredin. Size ne kadar verildiyse ona kanaat edin. Sonunda bu sınav meydanında bir nur olarak tamamlanın. Nur âlemi sonsuza dek karargâhınız olsun.” dedi.