Duygularınızı değiştiremezlerdi ; iş buna kaldıysa , siz bile isteseniz değiştiremezdiniz. Yaptığınız , söylediğiniz , düşündüğünüz her şeyi , en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarabiliyorlardı ama işleyişi insanın kendisi için bile gizemli olan kalbin içi ele geçirilemez olarak kalıyordu.
İkisinin de bildiği gibi , bunların hepsi saçmalıktı. Gerçekte kaçış yoktu. Tek uygulanabilirliği olan intiharı bile gerçekleştirmeye niyetleri yoktu. Bu hediye gibi elde edilen geleceği olmayan zamanı gün gün , hafta hafta sürdürebilmek için tüketmeden uzatmaya çalışmak , tıpkı kişinin soluyabileceği hava olduğu sürece ciğerlerinin nefes almaya devam etmesi gibi engellenemez bir içgüdüye benziyordu.
Kendini çaresiz bir garip gibi hissetti, bu garip dünyada, sanki derinliklerde kaybolmuş da, deniz dibindeki karanlık ormanlarda dolaşıyormuş gibi geldi ona. Yapayalnızdı. Geçmiş ölmüştü. Geleceğin hayal edilmesi ise olanaksızdı.