İthaki Yayınları
İthaki Polisiye Klasikleri #280983228 İthaki X #276759841 İthaki Kapsül #276523643 İthaki Pangea #270048615 İthaki Modern #269223353 İthaki #251156176 İthaki Japon Klasikleri #249589046 İthaki Bilimkurgu Klasikleri #249479607 İthaki Karanlık Kitaplık #246706967 H. G. Wells Kitaplığı #306053511 Dünya Klasikleri #306053687 Poetik #306053820 Çizgi Roman/Manga #306054128
Uluönder Gazi Mustafa Kemal Atatürk CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR..! Demişti. Ama ne var ki siyasal dinciler aydınlamanın önünü kesmek için şeytan ile bile iş tutmuştur. Bugün şu tarkat şeyhlerinin altını kurcalayonca milyar dolar sahibi çıkıyorlar. Ama insanları müthiş hipnotize edyorlar. Misal İsmail Ağa cemaati lideri nin şifa dağıttığını söylediler fakat adamı yerden 4 kişi zor kaldırıyordu. Adamın şifa anlamında kendisine faydası yok örnek gözlerinin önünde ama şifa dağğıtığınanandılar. Atatürk ve laik ülke siyasal hiç bir dincinin işine gelmez. Köy enstitüleri kurulduğunda çarıkla buraya giren çocuklar günü gelince genelkurmay başkanı öğretmen mühendis vs işte böyle yetiştirdiler o çocukları. ATATÜRK DÖNEMİNDE KURULAN 46 FABRİKA (1923–1938) Aşağıdaki tablo, Atatürk döneminde kurulan tüm fabrikaları yıllarına göre sıralı biçimde göstermektedir. Her biri, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının yapı taşlarını oluşturmuştur. # Fabrika Adı Kuruluş Yılı 1 Ankara Fişek Fabrikası 1924 2 Gölcük Tersanesi 1924 3 Şakir Zümre Fabrikası 1925 4 Eskişehir Hava Tamirhanesi 1925 5 Alpullu Şeker Fabrikası 1926 6 Uşak Şeker Fabrikası 1926 7 Kayseri Uçak Fabrikası 1926 8 Kırıkkale Mühimmat Fabrikası 1927 9 Bünyan Dokuma Fabrikası 1927 10 Eskişehir Kiremit Fabrikası 1927 11 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası 1928 12 Ankara Çimento Fabrikası 1928 13 Ankara Havagazı Fabrikası 1929 14 İstanbul Otomobil (Ford) Montaj Fabrikası 1929 15 Kayaş Kapsül Fabrikası 1930 16 Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Üretim Tesisleri 1930 17 Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (Genişleme) 1931 18 Eskişehir Şeker Fabrikası 1934 19 Turhal Şeker Fabrikaları 1934 20 Konya Ereğlisi Bez Fabrikası 1934 21 Bakırköy Bez Fabrikası 1934 22 Bursa Süt Fabrikası 1934 23 İzmit Paşabahçe
Reklam
Gıdâ-yı rûhu ver kim reh-ber-i mi’râc-ı ulvîdir Hemîşe fikr-i ta’mîr-i beden pâ-der-gil olmakdır (Ruhunu besle, yola o çıkacak; beden boş kapsül, bırakıp gideceksin. Bütün mesaini bedenine harcarsan ayağı çamura çakılıp yürüyemeyen eşek gibi olursun ) Şeyh Galip
Eski günlere kalkan bir kapsül icat edince Boşuna arama bahtsız bir maymun, koy beni içine
Müzik
SAKLI PUSULA Yıl: 2090. Birleşmiş Irklar Konfederasyonu (BİK) Arşiv Dairesi. Dışarıda, sera gazlarının hapsettiği bakır rengi bir gökyüzü ve suların yuttuğu bir dünya vardı. Selim, Arşiv Dairesi’nin 42. katındaki loş terminalinde, Senato’nun "Büyük Temizlik" operasyonu kapsamında eski dijital kalıntıları siliyordu. O gün, sistemin genel taramalarından gizemli bir şekilde kaçmış, şifreli bir veri bloğuna rastladı. Ekranda kısa bir anlığına devasa bir kara parçası belirdi; resmi haritalarda "Zehirli Boşluk" olarak işaretlenen yerde, yeşil ve yaşanabilir bir kıta vardı. Selim, bu verinin saniyeler içinde sistem tarafından fark edilip yok edileceğini biliyordu. Panikle etrafına bakındı. Dijital bir kopyalama yapması imkansızdı, sistem anında alarm verirdi. Masasının çekmecesindeki eski bir antikayı çıkardı: Babasından kalma, mekanik görünümlü ancak içi boş bir pusula kapsülü. Bu kapsülü, acil durumlar için gizli bir veri depolama birimine dönüştürmüştü. Titreyen parmaklarıyla dosyayı bu fiziksel kapsülün içine aktardı. Veri yüklemesi bittiği an ekran karardı; Senato’nun merkezi yapay zekası durumu fark etmişti. Tam o sırada, odanın ağır metal kapısı o meşhur hidrolik tıslamasıyla yana kaydı. Selim pusulayı hızla tulumunun iç cebine attı. Yakalandığını düşünerek nefesini tuttu ama karşısında duran iki Sentetik Lejyoner’in tavrı farklıydı. Silahlarını doğrultmamışlardı. "Arşiv Memuru Selim," dedi lejyoneer, metalik ve ruhsuz bir sesle. "Senato tarafından Büyük Arena'daki 'Gerçeklik İstişaresi' toplantısına davet edildiniz. Halk arasındaki fısıltıları bitirmek için bir şahit olarak orada bulunmanız emredildi. Hemen bizimle geliyorsunuz." Selim, iki çelik yığınının arasında asansöre doğru yürürken kalbi göğüs kafesini zorluyordu. Cebindeki pusulanın içinde ne olduğunu, o
GÖKYÜZÜNE TAŞINMAK
Yüzyıllardır medeniyetler yeryüzünün sınırları içinde şekillendi. Ancak nüfus artışı, kaynakların tükenmesi ve yeni teknolojiler, insanlığı alternatif yaşam alanları aramaya yöneltti. 1928’de Sovyet mimar Georgy Krutikov, Vkhutemas’taki bitirme tezi olarak radikal bir fikir sundu: Şehirleri gökyüzüne taşımak. Krutikov, "Uçan Şehir" konseptiyle yeryüzünü sanayi ve turizme bırakırken, insan yaşamını gökyüzüne taşıyarak gezegenin sınırlarını aşmayı hayal etti. Bugün, yapay zeka destekli tasarımlar, havacılık ve uzay teknolojilerindeki ilerlemeler, Krutikov’un ütopyasını yeniden düşünmemize olanak tanıyor. Uçan Şehir, sadece bir tasarım değil, insanlığın hayal gücü ve yenilikçi ruhunun bir manifestosudur. Bu eser, 1928’de Georgy Krutikov’un 'Uçan Şehir' vizyonundan ilham alınarak OpenAI’nin MidJourney modeliyle oluşturulmuştur. Birbirine bağlı dikey katmanları, kapsül taşımacılığı ve retro-fütüristik mimarisiyle, şehirlerin gökyüzüne taşınabileceği bir geleceğe dair ilham veriyor.
1000Kitap
Reklam
Reklam