Gökhan aslan

Gökhan aslan
@kaptanjak
3 şey seçildi cennetten; Kelimeler aşk annelik duygusu .Kelimeleri Adem aldı .Annelik duygusu Havva’ya kaldı;Ama aşk çok ağırdı
ticaret
Jubail
Hatay
11 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Kullanılmış eşyalarımı da kimseye bağışlamam 5.6 kez giydikten sonra yakarım: neden ?ne kadar yıkanırsa yıkansın her eşya ilk sahibinin enerjisini taşır hiç kimse bir başkasının enerjisini üzerinde taşımamalı bana göre ne malum iki gün önce cinnet geçirmediğim ayrıca çöpe atarsam bunlar bir müddet sonra toplu atık olarak yeryüzüne geri dönecek en iyisi işi garantiye alıp küçük çapta onları hemen kül formuna sokmak
Sayfa 136·Kitabı okudu
Reklam
Temiz bir hayat yaşamak istiyorsan önce kirlenmen gerekir
Batı uygarlığı, bir yerde, Mehmet Akif Ersoy'un diliyle, bu nedenle "tek Dişi kalmış canavar"ın eseridir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları, Dünya'nın yeniden paylaşılması için çıkarılmıştır. Ancak, İkinci Dünya Savaşı sonrası Dünya, askersel işgalli sömürüye veda etmiş ve yeni bir sömürü düzeni, az gelişmiş ülkeleri gizli işgalle ele geçirme dönemi başlamıştır. Bu yeni dönemde, Büyük Britanya'nın yerini ABD almış, savaş sonrası sıfırdan başlayan Almanya ve Japonya toparlanarak Dünya pazarlarındaki paylarını aramaya başlamışlar, kısa sürede yeni bir pazar çelişkisi doğmuştur. Belçikalı ekonomici Ernest Mandel; "Bütün insanların potansiyel olarak yararlanabileceği muazzam servetlerle sefalet, israf ya da insansal ve teknik kaynakların noksan istihdamı arasındaki zıtlık, Dünya ölçüsünde hiçbir zaman bugünkü kadar açıkça sömürülmemiştir." diyor. Mandel'e göre, "eğer insanlar doğa üzerindeki başarılarını öteki hemcinsleri ile paylaşmayı ve aynı bilimsel yöntemlerle adaletle dünyayı yeniden kurmayı beceremezlerse, üretken güçler, nükleer savaş gücü haline gelebilir."99 İşte yeni emperyalizm, bu olasılığı görmekle kalmamış, dolaylı saldırı saydığı çıkarına karşı çıkışları önlemenin yollarını da bulmuştur. Az gelişmiş ülkelerdeki çıkarlarını, o ülkelerin insanları ve askerleriyle sağlamaktadır. "Az gelişmiş ülkeler, kendi ordularının işgali altındadır" söylemi bu gerçeği anlatır. Bu öyle bir uygulama ki, bir yandan işgalci yöntemin halkta yarattığı toplumsal tepki önlenmekte, öte yandan bu gerçeği gören halkın, kendi ordusuna olan güveni sarsıldığı için, toplumun birlik duygusu parçalanmaktadır. Ordu ve halk birbirinden koparılmaktadır. Toplumun güvenlik
SÖMÜRGECİLİKTEN YENİ EMPERYALİZME Sömürgecilik, genel olarak bir ulusun, başka ulusları ya da toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması ya da yayılmayı istemesi olarak tanımlanır. Sömürgecilik, yeni emperyalizm öncesi, güçlü ülkelerin güçsüzlerin toprakaltı ve topraküstü servetlerine el konulmasından da öte, sömürgeleştirilen ülke insanlarının, emek güçlerinin de sömürülmesi, o insanların kölelik düzeninde yaşatılmasıydı. Örneğin Çin'i sömüren ülkeler, Çin'in Şanghay lokantalarının kapılarına, "Buraya köpekler ve Çinliler giremez" levhalarını asarak, Çinli'yi köleden de aşağı gördüklerini belgelemişlerdir. Asgari ücret Kenya'da yerliler için 6 dolar iken, Avrupalılar için 209 dolardır. Kuzey Rodezya'da yerlilere 5 dolar, Avrupalılara 229 dolar olarak ödenmesi bunun somut örnekleridir. Uygar olduğunu, ele geçirdiği ülkelere özgürlük ve uygarlık getirdiğini söyleyen Batı, işle budur. Ve Batı uygarlığı, zenginliği, işte o insanların gözyaşları, sömürülen emekleri ve canları ve kanları pahasına elde edilen artı değerden de öte, varlıklarının talanına dayanır. Örneğin,. Büyük Britanya'nın az gelişmiş sömürgelerine 1862'de yatırdığı 3,6 milyon frank, 1870'te 20 milyon, 1885'te 30 milyon franka yükseliyor. Fransa ikinci plandadır. Daha sonra, Belçika, Hollanda, Amerika, Japonya Dünya'nın geri kalmış bölgelerini, daha da geri kalmaları pahasına sömürü yarışına geçmişlerdir.8 Az gelişmiş ülkeler yoksullaşırken, köleleşirken, Avrupa üstün insanlar (!) toplumu olarak Dünya'ya üstten bakmaya başlar. İşte bu üstten bakış, bir yerde faşizme dönüşmüş, dünyanın başına bela olmuştur.
Reklam