Böylesine bir tutku bir anda biter mi, diyorum içimden. Olsa olsa yerini bir başka duyguya bırakır. Sevgi gider, yerine onun kadar yakıcı bir duygu olan nefret gelir.
Gözünden akan yaşlarla birlikte içindeki acı ve öfke yavaş yavaş boşalacak bu odaya. Sonra lambalardan yayılan yumuşacık ışıklar emecek, içinde eritecek, aşkla sevgiyle, heyecanla harmanlayacak. İşte o zaman odanın ısısı yine artacak ve ben pencereleri sonuna kadar açmak zorunda kalacağım.
Zaten bizim işimizde en çok bulunan şey acıdır. Bu acı bazen ölüm acısı bazen ayrılık acısıdır. Aslında aralarında pek de fark yoktur. Her ikisinde de ciddi bir kayıp söz konusudur.
Dışarıdan bakanlar durumu hemen anlıyor ama bunu yaşayan anlayamıyor. Bunun için aptal olmak gerekmiyor. Duygular zaten hep aptaldır. Aklı yoktur duyguların.