Okuyan savaşçı

Okuyan savaşçı
@karacafff
Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz. Yunus Emre
Ölüye Kur'an okumak
İslam, ölüleri arkadan takviye anlayışına tamamen kapalıdır. Her insan, hayatında kendi eliyle ne üretmişse ölümünden sonra sadece onun hayır ve bereketini görür. Birilerinin okuyup bağışlamasıyla yani üfürük yoluyla cennet ve kurtuluş aramak, Kur'an'a göre şirktir. Bu şirke Kur'an'ın araç yapılması ise ayrıca bir bühtandır. Çünkü Kur'an, ölüler kitabı değildir. İslam fıkhının otoritelerinden biri olan İbnül Kayyım el Cevziyenin konuya ilişkin satırlarını kaydedelim: "Hz. Peygamber, ölü evlerini ziyaret eder başsağlığı dilerdi. Ama onun, toplanarak ölü evinde, kabir başında veya başka bir yerde ölü için Kur'an okumak diye bir sünneti yoktu. Bütün bunlar sonradan uydurulmuş çirkin bid'atlerdir. (İbnül Kayyım el-Cevziyye; Zadül-Mead 1/527)
Sayfa 93·Kitabı okudu
Din
Reklam
Kur'an okunurken sessizlik ve huşu içinde dinlemek.
Kur'an okunurken sessizlik ve huşu içinde ona kulak vermeliyiz. Bundan da anlaşılır ki, insanları, eğer durumları uygun değilse, Kur'an dinlemek zorunda bırakmamak gerekir. Cami ve benzeri yerlerde okunan Kur'an'ı hoparlörlerle dışarılara verip işine gücüne giden halkı, okunan Kur'an'ı dinlemez duruma getirmek insanı sorumlu ve günahkar duruma düşürür. Çünkü başkalarının günahına sebep olmak da günahtır. Böyle bir durumda halk; işi-gücü, iradesi aksini gerektirdiği halde, sırf 'dine saygısızlık ediyor' demesinler kaygısıyla okunanı dinlemek durumunda kalacaktır ki böyle bir sonuç, din adına zulümdür. Zulme ibadet süsü vermekse daha katmerli bir zulümdür. Kur'an'ı dinlemenin başka bir şartı yoktur. (Araf suresi 204)
Sayfa 92·Kitabı okudu
Din
Kur'an okumak/hatim ( tedebbür, tezekkür)
Kur'an okumak, Kur'an'ın ayetlerini tededbür (anlamak, düşünmek) ve tezekkür (düşünüp öğüt almak) etmekle mümkündür. Kur'an'daki Arap harflerini, anlamlarını bilmeden telaffuz etmekle değil. Bu da Kur'an'ı okumanın, okuyucunun anlayacağı dildeki karşılığını okumak veya Arapça bilmekle mümkün olacağını gösterir. Ne dediğini anlamadan Kur'an okumak, Kur'an'ın istediği okuyuş değildir. O halde, ilahi kelamın senfonisinden yararlanmak için özgün metni okumak veya dinlemek isteyenler, okunan kısmın mealini mutlaka okumalıdırlar. Okunan Kur'an'ın hatim olması için de bu şartı yerine getirmek gerekir. Kısacası, Kur'an hatmi bir sayı tutturma ve sayfa devirme olayı değildir. Hatim, Kur'an'ın açık ifadesi ile bir tedebbür yani Allah kelamını inceden inceye ve derinden derine düşünme olayıdır. Peygamberimizin eşi Aişe, bir kısım insanların hatim sayısını artırmak için çabuk çabuk Kur'an okuduklarını gördüğünde şöyle konuşmuştur: "Böyle bir okuyuştan hayır beklenemez. Böylelerinin Kur'an okumalarıyla okumamaları aynıdır. Kur'an, anlamı üzerinde düşüne düşüne okunmalıdır." Unutulmasın ki, Hz Aişe bu sözü Kur'an'ın hem dilini hem muhtevasını çok iyi bilen sahabe nesli için söylüyor. Bunların hiçbirini bilmeden sadece lafız hatmi yapanların durumunu düşünmek lazım. (Sad suresi 29. Ayet)
Sayfa 81·Kitabı okudu
Din
Gıybet
Surenin adı olan ve 1. ayette geçen hümeze; Gıybet etmek insanları gammazlamak, alaya almak, itip kalkmak, zor durumda bırakmak, kırmak vesaire ile rahatsız etmeyi adet haline getirmiş kişi demektir. Surenin muhtevası: Hümezelerin sövüp sayarak, kötü laflarla kınayarak insanları rahatsız edenlerin sonlarının kötü olacağı, bu tiplerin mal ve servetle her şeyin halledileceğini sandıkları, fakat sonunda cehennemi boyayacakları vs. (Hümeze suresi)
Sayfa 65·Kitabı okudu
Din
Kur'an dinamik olmamızı istiyor
Sürekli iş ve oluşta olmak Kur'an insanı olmanın temel özelliğidir. Ameli yani değer üretmeyi hayatın, mutluluğun ve sonsuzlaşmanın esası sayan Kur'an gerçek insan için boşluk ve durgunluk olmaması gerektiğini göstermektedir. Kur'an insanında asla bulamayacağınız şey boş vakittir. Hayat boşluk kabul etmez. Hayatlarında boşluk bulunanlar aldananlar ve yarınları olmayanlardır. Durmadan yürümek ve bir rüyanın tecellisini yaşarken yeni ve daha üstün bir rüyanın şafağını seyretmek yaratıcı ruhun belirgin niteliğidir. hayatlarında boşluk olanlar, hayat tarafından boşluğa fırlatılacaklardır. O halde, sadece yolcuların değil yolların da yürüdüğünü bilen bir vicdan olmak ve hiç durmadan yürümek, yürüdükçe üretmek ve yeşertmek gerekir. Sonsuzluk denen nazlı bakire, işte bunu başaranların koynuna girer. (İnşirah suresi)
Sayfa 35·Kitabı okudu
Din
Reklam