İsraf, küresel afetlerden sadece birisi değil, küresel afetlerin en büyüğüdür. Çünkü israf, afetlerin afeti, bütün afetlerin motorudur. Tüm uygarlıkların en yıkıcı felaketi de israftır.
Günümüz uygarlığının çöküşünde de en büyük rol, israfın olacaktır. "Nasıl üretebilirim?" sormak yerine "Nasıl harcayabilirim?" sormakla meşgul olan hazır yiyiciler, medeniyetin veba mikrobu hükmünde yıkıcılarıdır. Kur'an "Nasıl üretebilirim?" soran insanı yüceltmekte, "Nasıl tüketebilirim" soran insanı zararlı görmektedir.
Baskı,şiddet, sömürü, hak ihlali ve nihayet işgalcilik, cinayet gibi temel zulümleri besleyen ana olumsuzlukların başında israf gelmektedir. Nitekim, bir zulüm ve kahır sistemi olan kapitalizmin belirgin özelliği de israftır.
"Mal ve servet, sizin yalnız zenginleriniz arasında dolaşan bir kudret ve üstünlük aracı olmasın!" (Haşr, 7)