İnsan bir şeye harfi harfine inandığında, inanç o şeyi saçmalığa iter. Bir politikanın gerçek savunucusu, politikanın safsatalarını hiçbir zaman ciddiye almaz; yalnızca bu safsatalar ardında gizlenen pratik amaçları ciddiye alır. Çünkü politik klişeler ile safsatalar biz onlara inanalım diye yaratılmamışlardır; onlar daha çok örtük olarak benimsenmiş mazeretlerdir. Onları ciddiye alan safdil kişiler bu klişelerde ve safsatalarda er geç çelişkiler keşfedecekler, isyan etmeye başlayacaklar ve sonunda rezilce birer sapkın ya da dönek olup çıkacaklardır. Aşırı bir inanç hiçbir zaman iyi bir şey getirmez.
Ama hayatta her zaman şöyle olur: insan belli bir piyeste oynadığına inanır ve bu arada o hiç farkında olmadan dekorların gizli gizli değiştirildiğinden kuşku duymaz, öyle ki bilmeden kendini bambaşka bir gösterinin ortasında bulur.