Siyah duvarlar ile örülü bahçe,
İçinde duvardan daha siyah bir çocuk,
Usulca ve sessizce büyüyen bir çocuk,
Kiraz ağaçları ile dolu bir bahçe,
Çocuk dediysem öyle çocuk değil,
Yiğit, delikanlı, sert bakışlı çocuk,
Bizim oralarda zaten başkada olmaz,
Görmeyi versin konu komşu,
O kaşları düzgün şekilde,
Konduru verir bu çocuk yoldan çıkmış diye,
Karacadağ çocuğu böyle usul mu olur?
Ana karnını bilmez doğru düzgün,
Buğday başağında dünyaya gelir,
Güneş sert yapar, rüzgar kavurur,
Duyguları demirden olur,
Karacadağ çocuğudur başka ihtimal olmaz heyhat,
Olamaz, kabul görmez bizim oralarda,
Fırat nehrinde yıkanır,
Fıstık bahçelerinde koşturur,
Hayatın sert yüzü ile tanışır,
Duygu nedir hak getire,
Aşk nedir hak getire,
Karacadağ çocuğudur ne derse büyükler der,
Boynunu büker doğduğu başaklar gibi,
Dostu az olur, sırdaşı bilinmez,
Varsada eğer dağ, taş olur,
Karacadağ çocuğudur başka ihtimal olmaz heyhat,
Çok konuşamaz, fikri pek az olur,
Töre böyledir ya gerçek,
Çok konuşan kabul görmez bizim oralarda,