Tuğçe

Ah, ne delilikler yaptım bir bilsen! Elinin değdiği kapı tokmağını öptüm, dairene girmezden önce fırlatıp attığın bir puro izmaritini çaldım ve onu, dudakların değmiş olduğu için, artık kutsal bir nesne saydım.
Reklam
Ve sanırım beni ölüm döşeğimden çağırsan, birden ayağa kalkıp sana gelecek gücü bulurdum.
Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Fakat ne anlamı var kelimelerin? Sonra? Biliyorum, sonra ben yine tek başıma kalacağım. İnsanların içinde tek başına yaşamak kadar kötü bir şey yoktur..
Bir fırtınada kaptan, rüzgara söz geçiremiyorum diye gemiyi bırakır mı?
Reklam