"İnanıyorum," diye geçirdi aklından. "İnancım var."
"Neye inanıyorsun?" diye sordu kendine arafta süzülürken.
"İnanmaya inanıyorum," diye cevapladı kendi sorusunu. "İnanılacak bir şey olmasına gerek yok. Bir yerlerde bir şeyin inanmaya değer olduğuna inanmak yeterli."