Nuriye Kargın

Nuriye Kargın
@karginnuriye
Kitaplığında bir sürü kitap olmasına rağmen dönüp dolaşıp "Dostoyevski ve Cengiz Aytmatov" okuyan kız...
Puan vermedi·88 syf.··
2023 6. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 23:22
Aşk, arkadaşlık, sevgi, nefret ve daha nice duygu üzerine yazılmış kitapları okumuşken korku üzerine yazılmış bir kitap okumamıştım hiç. Düşünüyorum da okuduğum kitaplarda, herhangi bir şeyden korktuğunu hissettiğim bir kahramanla bile tanışmadım sanırsam. Belki Raskolnikov olabilir ama o da korkudan çok vicdan azabı duyuyordu. Bu yüzden bu kitabı okumak farklı bir deneyim oldu benim için. Korku... Garip bir duygu aslında. İzahı zor bir duygu. Kimi somut şeylerden korkarken kiminin korkuları soyut olgulardır. Kimine korku gibi gelen olay, kiminin gülüp geçeceği bir durumdur. Ve kimi korkularıyla baş edebilirken çoğu kişi korkuları tarafından esir alınır; kendinden, sevdiklerinden hayatından vazgeçmek zorunda hisseder. Tıpkı kitabımızın baş karakteri gibi. Yaptığı hatanın gün yüzüne çıkmasından korkuyor, etrafındakilere belli etmemeye çalışıyor ancak günden güne büyüyüp gidiyor korkusu. En sonunda korkusuyla baş edemeyeceğini düşünüp intihara karar veriyor. Zweig'in kitaplarının bir çoğunu okudum, istediği duyguyu okuyucuya geçirmekte en başarılı kitabının bu olduğunu düşünüyorum. Korku zor bir kavram olmasına rağmen çok güzel işlemiş. Yalanların olaya dahil olmasıyla heyecan da eklenmiş korkuya ve bir oturuşta okunası bir kitap olmuş.
KorkuStefan Zweig · Koridor Yayıncılık · 2020125bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·84 syf.··
2023 7. kitabı
3 kısa öyküden oluşan, yormayan dili ve sade anlatımıyla güzel bir Zweig klasiği. Görünmeyen Koleksiyon Gözleri görmediği için hâlâ sahibi olduğunu zannettiği koleksiyonunu ilk günkü heyecanıyla anlatıyor yaşlı adam. Yazar "Koleksiyoncular mutlu insanlardır." diyor. Yaşlı adam da görmüyor ama mutlu. Çünkü bazen insanları gördükleri değil yürekten bağlı oldukları mutlu eder... Mürebbiye Bu öyküde; hayata, insanlara, aşka dair güzel hisler besleyen iki masum kız kardeş hayatın gerçekleriyle karşılaşıyor. Gördükleri karşısında dünyanın onlara gelecekte getireceklerinden dehşet duyuyorlar. Bu her ne kadar bir öykü de olsa hepimiz aynı şeyden dehşet duymuyor muyuz aslında? Onlar en güvendiklerine kırılıyor, biz de aynı yollardan geçmiyor muyuz? Olaylar farklı da olsa Zweig hepimizin günlük hayatta yaşadığı duyguları aktarmış ustalıkla. Leporella "Kader hiç beklenmedik bir yerde en kayalı araziyi bile havaya uçurabilir." Bu öykü hakkında kısa ve öz konuşmak gerekirse sevgi ve bağlılık insanlara hiç beklenmedik şeyler yaptırabilir. Bağlılık uğruna can alanlar da olur can verenler de. Ve sevgi öyle riskli bir şeydir ki bir insana gösterdiğiniz sevgi sayesinde onu hayatta tutabilirsiniz veya yine o sevgi yüzünden hayattan koparabilirsiniz...
Hikaye
Görünmeyen KoleksiyonStefan Zweig · Koridor Yayıncılık · 20202,853 okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2023 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2023 22:46
Bir akıl hastanesinin 5 kişilik koğuşundakileri tanıtarak başlıyor kitap. Daha uzun bahsedilen ve asıl üstünde durmamız gereken karakter ise Ivan Dmitriç. Doktorun da söylediği gibi "O konuşurken onda deliyi de akıllıyı da görürsünüz." Akıllı, sohbet edilecek bir dostun eksikliğini yaşayan ve cümleleriyle okuyucuya bu eksikliği hissettiren doktor Andrey Yefimiç bu dostun açığını akıl hastanesinde deli etiketiyle yatan bir adamla kapatıyor. Onunla konuştukça aslında deli denilen bu adamın etrafındaki akıllı (olarak bilinen) insanlardan çok daha mantıklı konuştuğunu fark ediyor. Kitabı okurken sizler de Dmitriç'in birçok sözüne hak vereceksiniz ve deliliğin tanımını düşüneceksiniz. Toplum kendi kurallarına uymayan herkesi deli diye nitelendiriyor ancak bu kurallar kime göre doğru kime göre yanlış. Çehov'dan düşünmeye sevk eden, okunmaya değer bir eser.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Koridor Yayıncılık · 202087,4bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 09:28
İsminden de anlaşılacağı gibi bir idam mahkumunun son gününü anlatıyor kitap. Hatta mahkûmun ağzından yazıldığı için idama gidecek olan bizzat kendinizmiş gibi hissediyorsunuz. Kitabın başında verilen önsözde idam cezasının neden verilmemesi gerektiğini birçok çarpıcı sözle anlatmış yazar. Bu konuda düşünmeye önsözle beraber başlıyorsunuz zaten, sonrasında iyice mahkûmun yerinde olduğunuzu düşünüp üzülüyorsunuz, korkuyorsunuz. Çevirisi iyi yapılmış, duygu aktarılabilmiş, anlatım bakımından rahat okunabilecek bir kitapken konusu ağır olduğu için sonuna kadar ruhum daralarak okudum. Yoğun hayatın temposundan kaçıp biraz dinlenmek, kitap okuyup ruhunuzu beslemek isterseniz o an bu kitabı okumanızı tavsiye etmem. Ancak hassas olmadığınız bir dönemde mutlaka okumalısınız, empati kurma yeteneğinizi geliştirecektir.
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2019152,7bin okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2023 2. kitabı
İnsanın doğduğu yer kaderini ne kadar etkileyebilir? Afganistan'da ve başka bir ülkede çocuk olmak arasında ne kadar fark olabilir? Afganistan'da çocuk olmak ne demek? Ve en önemlisi Afganistan'da "kız çocuk" olmak ne demek? Kitap Bacha Posh'un nasıl korkunç bir şey olduğunu gösteriyor aslında bize. Bir gün aniden hayatları değişen, Bacha Posh yapılan iki kız çocuğunun yaşadıklarını anlatıyor. Okurken ikisinin de duygularını hissediyorsunuz. Bu kısmı anlatacak kelime bulamıyorum maalesef, okumak gerekiyor. Sonunda ise bu sürecin nasıl bittiğine dair iki farklı durumu kurgulamış yazar. Anlatım dili sade, rahat okunabiliyor. Sonunu merak ettiren bir konuya da sahip olduğu için elinize aldığınızda bitirmeden bırakamayacağınız bir kitap. Bence kesinlikle okunması gerekiyor. Khaled Hosseini'nin 'Bin Muhteşem Güneş' kitabıyla anlamaya başlamıştım, bu kitapla yüreğimde hissetmeye başladım Afgan kız çocuklarının yaşanması zor hayatlarını...
Kız Çocukları ❀
Kadife Pantolunlu ÇocukNadia Hashimi · Beyaz Balina Yayınları · 2019620 okunma