Şeyda

"İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun" (Hiç şüphesiz biz Allah içiniz ve O'na döneceğiz)
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hadi gidip kokoreç yiyelim" dedi Aslı. Bir şeyin onu üzmesine asla izin vermiyordu. Hüzünden bu kadar kaçan birini daha görmedim.
Aslı'yı avukat bir arkadaşımın ofisinde gördüm. Yeni boşanmıştı. Çok güzeldi, çok farklı ve çok sıradan, çok sade ve çok ışıklı, çok sessiz ve çok konuşkan, çok saf ve çok bilgili, çok kırılgan ve çok güçlü. Aynı anda birbirinin zıttı her şey olabiliyordu Aslı. Ben hangisine âşık olduğumu bilmiyordum. Henüz bitmiş bir evliliğin ardından, benimle birlikte olması için çok zorladım onu. O bende ne buldu? Bu sorunun cevabını eskiden, ben âşık olunmayacak bir adam değilim, diye yanıtlayabilirdim. Ama sevgiliyken, evlenirken, evliyken bal gibi biliyordum. Ben olmasaydım Aslı boşanmanın hemen ardından bir boşluğun içinde bulacaktı kendisini. Yeteri kadar sevilmemiş bir evliliğin ardından kendisini sevecek "şey" her neyse ona tutunabilirdi. Bir dil kursunda öğretmendi Aslı. Bir mali müşavirle evlenmiş. Anne babasını kaybetmiş. Kardeşi yurtdışına gitmiş ve dönmemiş. Koca bir şehirdeki yalnızlığını doyurmaya yetmemiş kocası. Böyle anlatırdı onu. "Eğer çok yalnızsan insan hastalıklı bir şekilde evlendiği kişinin hem kocası hem babası hem abisi hem çocuğu hem arkadaşı olmasını istiyor. Benimki sadece koca bile olamadı" demişti
Nasıl toparladın Kâmil? Nasıl böyle mutlusun?" Bana annesini alıp giden dalgaya bakıyormuş gibi baktı ve yeniden gülmeyi başarabilen insanların muamması için birkaç cümle bıraktı... "Toparlayamadım doktor" dedi. "Emin ol kimse toparlayamıyor. Sadece herkes başka türlü dağılıyor..."
Bir çiçeği dibinde ona hava aldıracak deliği olmayan saksıya diktiğin zaman ister dünyanın en nadide çiçeği, ister en dirayetli çiçeği olsun, soluyor.