Zevc kelimesi Arapçada esasen "eş" demektir. "Mükemmel bir şekilde eşleşmiş eşler"e zevc denir. Güneş ve Ay "zevceyn"dir. Gece ve gündüz "zevceyn”dir. Dünya ve ahiret hayatı da “zevceyn”dir; birbirini tamamlarlar. Bu hayat ahiret hayatı için bir anahtardır. Ahiret hayatı da bu hayata bağlıdır. Birbirleriyle ilişki içindedirler. İnsanların vücudu ve ruhu zevceyndir; birbirlerine eştir, birlikte çalışırlar. Erkek ve kadın da zevceyndir. Arap dilinde erkek veya hanım olsun, eşlerin her birine genellikle "zevc" denirdi. "Zevce" diye bir kelime yoktu. Bu Kur'ân'da da sabittir. Kur'ân erkek ve kadın için "zevc" kelimesini kullanır.
Kendinizle ilgili iyi düşünceleriniz olsun, Allah (cc) katında da öylesiniz çünkü. Kendinizden vazgeçmeyin; çünkü siz vazgeçmediğiniz sürece Allah (cc) sizden vazgeçmez. Allah'ın (cc) sizden vazgeçmediğinden emin olun; çünkü hâlâ nefes alıyorsunuz... Hâlâ hayatta olmanız Allah'ın sizden vazgeçmediğini gösterir. Eğer ümitsiz vakaysanız ve sizden hiçbir hayır gelmiyorsa o zaman artık yaşamanızın bir anlamı kalmaz.
Bu 23 yılda ne oldu?
Resûlullah (sav) vahiy ile toplumda çok büyük dönüşümlere sebep oldu. İnsanların sadece yeme içme âdetleri değişmedi, uyuma ve uyanma şekilleri de değişti. Temizlenme biçimleri değişti. Evlenme ve boşanma hukukları değişti. Nefret ettikleri ve sevdikleri davranışlar değişti. Bakışlarının şekli değişti. Seslerinin rengi değişti. Sohbet konuları değişti. Dost-düşman olma kriterleri değişti. 23 yılda kültürel, sosyal, dinî, ekonomik, siyasi açıdan her şey değişti. İnsanların eski hallerinden eser kalmadı; kalan sadece kendi dilleriydi. Araplar yüzyıllardır şiirleriyle iftihar ediyorlardı. Sonraki yüzyılda ise artık kimse şiir yazmıyordu çünkü artık nesilden nesle geçen tek şey Kur'ân ve Resûlullah'ın (sav) sünneti olmuştu.
Bu durumu -bu kelimeyi sevmiyorum ama- 23 yıl süren herhangi bir devrimle karşılaştırın. Devrim sona erdiğinde, ekonomik ya da siyasi sistem belki değişir ama dinî görüş genellikle aynı kalır. Siyasi görüş belki değişir ama kültür aynı kalır. İslam söz konusu olduğunda ise "Ne değişti?” değil, "Ne değişmedi ki?" demeniz gerekir.
Kureyşliler kan akıtmaya, sırf Müslüman oldu diye kendi ailelerini bile öldürmeye veya şehirden sürmeye, savaşa katılmaya hazırdılar ama kelimelere karşı koyamadılar. Kur'ân'a benzer bir şeyle gelebilselerdi tartışma orada bitecekti. O zaman kimseyi öldürmelerine, savaşmalarına gerek kalmayacaktı. Bu pahalı girişim en baştan bitecekti. Allah (cc) onları kendi kelimeleriyle mağlup etti. Bu kelimeler çok daha ağır ve zordu. Babalarına, kardeşlerine, çocuklarına karşı savaşmak onlar için daha kolaydı.
Kölelik Allah'a bağlandığında, insan için Allah'ın kölesi olmaktan daha yüksek bir varoluş yoktur. Çıkılacak en yüksek makam Abdullah ( Allah'ın kulu) olmaktır.