Dünyanın var olma sebebi kendisi değildi. Diğer insanlar, onun arzu ve isteklerini yapmakla yükümlü kişiler değildi. Başkalarının da kendi istek ve ihtiyaçları vardır, bizler, adil ve sevecen bir ilişki sürdürmeli ve diğer insanların sınırlarına saygılı olmalıyız.
Burada sorun, bu talepten kimin sorumlu olduğunda yatıyor. Bu senin isteğin, onun değil. Bu isteğini yerine getirmekle yükümlü olan kişi sensin. Bu bir yaşam kuralıdır. Her istediğimizi elde edemeyiz ve başkalarını cezalandırmak yerine, hayal kırıklığına uğradığımız için üzüntü duymalıyız
Bizler duygularımızı, "Senin... olduğunu düşünüyorum" şeklinde iletmeyiz. Duygularımızı, "Kendimi hüzünlü, incinmiş, yalnız, korkmuş... hissediyorum," diyerek iletiriz. Bu kırılganlık duygusu, yakınlığın ve ilginin başlangıcıdır.
İncitmek ve zarar vermek farklı şeylerdir," dedim. "Dişinin çürümesine yol açan şekeri yerken canın yanmış mıydı?"
"Hayır, tadı güzeldi," dedi, anlamaya başladığını gösteren bir gülümseme ile.
"Sana zarar verdi mi?"
"Evet."
"İşte demek istediğim bu. Bazı şeyler canımızı yakar, ancak bize zarar vermez. Hatta bunlar bizim için iyi bile olabilir. Ve hoşumuza giden şeyler de bizim için son derece zararlı olabilir."