Yaşam bizim ne zaman aç, yalnız, başı dertte, bunalmış veya biraz ara vermeye ihtiyaç duyduğumuzu bilmemizi ve sonra da ihtiyacımızı karşılamak üzere inisiyatifi ele almamızı ister.
Dünyanın var olma sebebi kendisi değildi. Diğer insanlar, onun arzu ve isteklerini yapmakla yükümlü kişiler değildi. Başkalarının da kendi istek ve ihtiyaçları vardır, bizler, adil ve sevecen bir ilişki sürdürmeli ve diğer insanların sınırlarına saygılı olmalıyız.
Burada sorun, bu talepten kimin sorumlu olduğunda yatıyor. Bu senin isteğin, onun değil. Bu isteğini yerine getirmekle yükümlü olan kişi sensin. Bu bir yaşam kuralıdır. Her istediğimizi elde edemeyiz ve başkalarını cezalandırmak yerine, hayal kırıklığına uğradığımız için üzüntü duymalıyız
Bizler duygularımızı, "Senin... olduğunu düşünüyorum" şeklinde iletmeyiz. Duygularımızı, "Kendimi hüzünlü, incinmiş, yalnız, korkmuş... hissediyorum," diyerek iletiriz. Bu kırılganlık duygusu, yakınlığın ve ilginin başlangıcıdır.