8/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 07:53
Kızıl Karma Jean-Christophe Grangé Yazar bizi 1968 Mayıs ve Haziran aylarında, Fransa'da tutucu De Gaulle iktidarına karşı Nanterre Üniversitesi'nde başlayan öğrenci hareketi, giderek büyümüş ve işçi kesimin desteğini alarak ülke çapında ayaklanmaların, fabrika işgallerinin ve genel grevin yaşanmasına yol açan olaylara götürüyor. Bu olaylardan hareketle Paris sokakları bir nevi savaş alanına dönmüştür. Polislerin bu ayaklanmaları , protestoları bastırma çabası sürerken üniversiteli bir genç kız vahşi bir şekilde evinde öldürülmüş bir şekilde bulunur. Genç kız öldürüldükten sonra vücudunu bir yoga pozisyonu şekline getirerek bırakmıştır katil . Acaba neden ? Kurban , kitap karakterlerinden Herve ve Nicole ' nin arkadaşıdır. Polis cinayeti soruşturmaya başlar. Ekipteki polislerden biri de Herve'nin abisidir fakat üvey (anneleri bir , babaları farklı ) Aradan fazla zaman geçmeden yine bir genç kız aynı şekilde ve aynı pozisyonda ölü olarak bulunur. İki kurbanın ortak noktası yine Herve ve Nicole 'in ortak arkadaşları olması . Gerçekleşen cinayetlerin merkezi bu iki kişi olması akla bir sürü soru getirir. Jean Louis(Herve'nin abisi polis) Hindistanla bağlantılı bir ip ucu bulunca katili aramak için bu üçlü ekip Hindistan'a gitmeye karar veriyorlar. Fakat birgün öncesinde Herve gizemli iki Hintli tarafından kaçırılıyor. Nicole ve Jean Louis ise Fransa'dan Kalküta 'ya, Hindistan'ın Varanasi şehrine oradan da Roma' ya kadar katilin ve Herve'nin peşinde koşmaya başlıyorlar . Gittikleri yerlerde farklı farklı tarikat, din , mezhep ve farklı inançlara mensup kişilerle karşılaşıyorlar. Öldürülen kişilerin sadece o iki üniversiteli kız olmadığını daha pek pek gencin vahşice , ilginç acımasız tarikat kurallarına göre öldürüldüklerini
Kızıl KarmaJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20241,423 okunma
7/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Paris’in 68 olaylarından başlayıp Hindistan’ın mistik, gizemli ve bir o kadar da karmaşık sokaklarında son bulan devasa bir yolculuğu Ban Banu SEZER ve Sevilay ile birlikte tamamladık. Grangé’nin Kızıl Karma sını ortak okumak, sayfalar arasında kaybolurken birbirimizin fikirlerine tutunmak harika bir deneyimdi. Kitabın kendisinden ziyade, üzerine yaptığımız o derin, keyifli ve bol sorgulamalı sohbeti çok sevdik. İyi ki birlikte okumuşuz, zihnimize ve ortak okuma enerjimize sağlık! Yeni maceralarda buluşmak üzere.
Kızıl KarmaJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20241,423 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 71. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:13
KIZIL KARMA-JEAN-CHRISTOPHE GRANGE,584 sayfa, Roman,1968 Mayıs'ındaki Paris öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde başlar ve Hindistan'ın karanlık, mistik atmosferine uzanan bir dizi ritüelistik cinayeti konu alır. Gezi olaylarına benzeyen çatışmalarla 1968 Mayıs’ındaki Paris öğrenci ayaklanmalarının gölgesinde başlayan, sokak aralarına,caddelerine taşınan olaylar ,korkunç bir şekilde işlenen iki cinayet ve Hindistan’ın gizemli,karanlık, topraklarına,mistik atmosferine uzanan bir dizi ritüeli andıran cinayetleri konu alıyor kitap…tabiri caizse sürek avı…Katil durmuyor…Neden ve niçin öldürüyor?Cinayetlerinde kurbanlarına uyguladığı işkence bir ritüel mi?Hint felsefesi,budizm ve tüm o mezheplerle ne ilgisi var?… Yıl 1968… Paris sokakları alev alev… çatışmalar,gösteriler,sağ sol olayları … Ve bu karmaşa içinde korkunç bir şekilde işlenen bir cinayet…sanki bir ritüel uygulanmış gibi…Paris'te vücudu yoga pozisyonuna sokulmuş ve organları çıkarılmış genç bir kadının vahşice öldürülmesiyle soruşturma başlar. Polis dedektifi Jean-Louis Mersch, maktulün arkadaşları Hervé (aynı zamanda polisin aynı anne ,farklı babadan kardeşi) ve Nicole, ardı arkası kesilmeyen cinayetleri çözmek için bir araya gelir.Aynı ritüelle bir başka kadın arkadaşları daha öldürülünce,katilin sıradaki kurbanının kendilerinden biri olduğunu anlarlar ve bu cinayetlerin Hindistan’la bağlantılı olduğunu fark ettiklerinde Kalküta’dan Varanasi’ye uzanan bir maceraya atılırlar. Onları Hindistan’ın karanlık ve gizemli yüzü,mezhepler,tarikatlar, muson yağmurları, Hinduizm, Doğu mistisizmi, Sadhular, tantrik ritüeller ve daha pek çok olaylar beklemektedir… Hikaye sadece bir cinayet romanı değil;Grange ,aynı zamanda 68 döneminin siyasi atmosferini,gençlik hareketlerini
Kızıl KarmaJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20241,423 okunma
Napoléon Bonaparte
Puan vermedi·1024 syf.··
2026 39. kitabı
·
89 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:04
Baharla başladığım bu eser bugün 05.06.2026 günü bitti, okurken çokça araştırmak durumunda kaldım, haritaları inceledim, resimlere, şehirlere, savaş alanlarına baktım. Anlamak istedim Napolyon'u... Dahi bir asker, siyaset adamı, kanun yapıcı, araştırmacı, meraklı, sanata önem veren, Fransa'nın kalbine , kalıcı eserlerıne adını yazdıran büyük şahsiyet... ​Napoléon Bonaparte, beş parasız bir siyasi mülteci olarak adım attığı Fransa'da sadece altı yıl içinde askerî darbeyle iktidara gelerek modern ülkenin kurucusu olan, Muazzam bir cazibeye, bitip tükenmez bir enerjiye ve zihnini adeta çekmeceler gibi bölümlere ayırarak birbirinden bağımsız düşünebilme yeteneğine sahip bir lider... Askerî kariyeri boyunca katıldığı 60 muharebe ve kuşatmanın yalnızca 7'sini kaybetmiş. Savaş alanında kare tabur, merkezî mevki ve karma düzen gibi taktiksel yenilikleri başarıyla uygulamış; hatta 5 günde 4 muharebe kazanabilecek kadar büyük bir sürat dehası sergileyen büyük asker.... Siyasi alanda ise ihtilalin romantizmini sonlandırıp yeni bir dönem başlatan, bugün 5 kıtada 40 ülkenin benimsediği ve Avrupa hukukunun temelini oluşturan ünlü Napoléon Kanunları'nı hayata geçirerek dünyaya kalıcı bir miras bırakan bir deha... ​Ancak kara savaşlarındaki bu dehasına rağmen, deniz stratejilerinden hiçbir zaman anlamamış. İngiltere'yi ekonomik olarak çökertmek amacıyla dayattığı Kıta Sistemi yüzünden Portekiz, İspanya ve Rusya'ya seferler düzenlemek zorunda kalan Napolyon. Zamanla düşmanları onun kolordu sistemini kopyalayıp kendilerini geliştirirken, Napoléon'un 1812 Rusya seferindeki ordusu yönetilemeyecek kadar hantallaşıp eski zaferlerini getiren geniş kuşatma manevralarını yapamaz hâle geliyor. Nihayetinde, Rus ordularının iki katı büyüklüğünde bir kuvvete komuta etmesine rağmen, 25 Ekim 1812
NapoléonAndrew Roberts · Kronik Kitap · 0156 okunma
Hayal Kırıklığı Doğru Bir Başlık Tahmin Ederim
2/10
·152 syf.··
2026 21. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 19:07
Nereden başlasam bilmiyorum. Ortada bir hikaye bulamadım. Mesaj kaygısı bulamadım. Olay örgüsü bulamadım. Sadece kelimelerle oynanmış ve maalesef ki ses uyumu gözetmek ve benzer şeyleri bir arada kullanmak dışında hiçbir şey yok kitapta. karma karışık ne düşündüğünü ne yaptığını bilmeyen Alaaddin’in kendini arama hikayesi diye özetlenebilir. Gide gide, patlaya patlaya, sürüne sürüne, ağlaya ağlaya gibi pekiştirmeler mide bulandıracak kadar yoğun kullanılmış, betimleme diye betimlemenin canı çıkarılmış bir metin. Özellikle “sözgelimi” ve “mahşeri” kelimelerini okumaktan fiziksel olarak midem bulandı. “Allah’ım sözgelimi kelimesi bir daha çıkmasın” diye dua ederek okudum desem abartmış olmam. Büyük beklentilerle elime aldığım ve bir o kadar pişman olduğum başka bir kitap herhalde okumam bir ömür. 2 puan verdim. Bir fazla puanı da çok uzun cümleler ve anlamsız da olsa uyumlu kelimelerin kullanılma becerisinden dolayı verdim.
Bin Hüzünlü HazHasan Ali Toptaş · Parantez Yayınları · 20234,925 okunma
10/10
·284 syf.··
2026 74. kitabı
" Siz cesetler adına konuşacaksınız. Onlar susar, hikâyelerini bedenlerine kazırlar. Siz onların adalet isteyen çığlığı olacaksınız." " Siz tanığa inanırsanız cesedi susturursunuz. Oysa unutmayın, tanıklar yalan söyleyebilir! Tanıklar unutabilir. Tanıklar korkabilir. Ama ceset ... Ceset asla yalan söylemez. O sadece, dilini bilen bir tercüman bekler." " Hocam, bu katil... Bu bir insan değil. Bir sanatçı ama cehennemden gelen bir sanatçı." Selam Bayramda soluksuz okuduğum ve beklentimin çok üzerinde çıkan bir kitap oldu #adlitıpdosyalarıbeşduyununkasabı Yazar #cihangirışık 'ın kalemi ile tanışma kitabım oldu, ilk bir iki sayfada yaşayan tarzına alıştıktan sonra kişi nasıl bitti anlamadım Adli tıp uzmanı Soner ve savcı Volkan'ı tüyler ürperten bir dava baklemektedir. İnsanın beş duyusunu yok etmeye çalışan bir katil... Bir amacı var mıdır yoksa rastgele kurbanlar seçip çarpık zihni için kurgu mu oluşturmaktadır İlk cinayet ihbarını aldıktan sonra olay mahalline giden ekip midelerini altüst eden bir görüntü ile karşılaşırlar. Katil kurbanı üzerinde incelikle çalışarak cehennemden fırlayan bir görüntü bırakmıştır ortaya. Adli tıp uzmanı Soner yaptığı otopside bulunması için bırakılmış bir şey fark eder... Bu ipucu onları katile götürecek midir yoksa sonuca ulaşıncaya kadar başka kurbanlar da olacak mıdır? Yapılan zorbalıklar, düşünmeden hareket eden insanların verdikleri zarar yıllar sonra karşılığını bulabilir hem de korkunç bir biçimde... Karma her zaman karşılığını bulmasa da bazen çok acı bir şekilde karşılık bulur. Aynen kitapta olduğu gibi. İki tarafın davranışı da doğru olmasa da insan düşünüyor "neden bazı insanlar kötülük yapmaktan zevk alıyor..." Adli tıp uzmanı Soner ve savcı Volkan'ın yeni maceralarını da okumayı çok isterim.
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202614 okunma