“Gökyüzü kararır
Mavi siyaha döner
Yıldızlar yine de kafa tutar
Parlar senin için”
“Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü."
“Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz.”
"Gerçek bilgelik hiçbir şey bilmediğini bilmekte yatar”
"Tıpkı insan yaşamı gibi," diye düşündü dalgın dalgın elindeki örtüye bakarak. "Her şey karma karışık fakat kendi içinde bir düzeni, bir sistemi var. Tek başına bir anlam taşımayan yüzlerce, binlerce ilmek bir bütünün parçalarını oluşturuyorlar ve sanıldı gından daha önemliler. Sistemi oluşturan minik parçalar onlar. Ömrümüz de böyle minik ilmeklerle yavaş yavaş, sessizce örülerek sürüp gitmiyor mu? Yıllar sonra dönüp baktığımızda bir desen çı kıyor karşımıza ve biz ne ilmeklerle o deseni yaratmış olduğumuzu anımsayarak hayrete düşüyoruz."
Bizde karma sistem vardır. Bir taburda her bölüğün bir kol bandı ve sisi vardır. Örneğin ben mavi kol bandı, öteki beyaz, öteki kırmızı, diğeri yeşil taşır. Yerdeki toplanma planına göre karma bir şekilde uçağa binilir. C-130'da kapının birine 33 kişi diğer tarafa 33 kişi otururdu. ilk 7 kişi 1nci bölük, ondan sonraki 7-8 kişi karargah bölüğü, ondan sonra 2nci bölük, ondan sonra 3ncü bölük vs. şeklinde oturulurdu. Böylece 1mci bölük yere iner inmez kendine ait renkte sisi yakar o sisi gören oraya doğru gider. Yerdeki toplanma böyle olurdu.