Kurban olduğum Allah'ımın işi işte. Beylikdüzü'nde ki Hatice-i Kübra Camisinin WhatsApp grubuna katılmıştım. Akşam bir baktım herkes "Allah rahmet eylesin" yazıyor. Bende kendi kendime "kim öldü ki?" diye düşünüp baktım ama ölen kişiyi tanıyamadım. Bende kopyala yapıştır yapıp "Allah rahmet eylesin" yazdım. Bu sabaha kadar devam etti. Belki gören herkes kopyala yapıştır yaptı. Okumamışlardır bile. Ölen meğerse benim akrabalardan biriymiş yani babamın kuzeninin kuzeni yani daha da uzatayım babamın kuzeninin teyzesinin oğlu. Adam akrabam ve ben tanımıyorum. Lakabı "Garip"ti. Yani öyle anılıyordu. Ben adamı çocukken gördüm hayal meyal hatırlamam etmem. Kendisi hakkında çeşitli rivayetler vardı ve unuttuğum bir sebepten ruh sağlığını kaybetmiş. Sefaköy'de aile apartmanında otururken dedemlere gelip dedemle bir şeyler konuşup gittiğini hatırlıyorum bir tek. Birde bir zaman olmuştu niyeyse Garip amcayı kimse apartmana sokmuyordu. Benim bir de başka amcalarda var. Yine babamın diğer amcalarından olma kuzenleri. Biri öldü benim ergenlik zamanlarımda biri de rahmetli Yadigar Ejder'in Kars versiyonu gibi kalıplı ama hakikaten 32 senedir görmüyorum. Yani bir amcam var eğer ölmediyse yaşıyor ve ben ancak cenaze veyahut birisi evlense görüyorum arada. Yani ben evlensem göreceğim. Tövbe hâşâ normalde de gayba çekiliyor herhalde boş zamanlarında. Sefaköy'de ki akrabalar bile şuan nerede olduğunu bilmiyordur. Adı da mafyavari gibi: Alahan...
Kars sabahından günaydın🌫️🌧️ Derler ki, sığındığın gönül memleketindir.🌸
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KARDAN ŞEHİR
Ey koca çınarım ey Gazi memleketim Yorgun taş duvarlarınadır hasretim Başında çıkarmadığın kış kasketi, işte yine çehren rüzgâr yanığı Kars! Ekimin otuzu geldi mi giy asaletini, çerkeska gibi vakur kama kını gibi bembeyaz. Yaşanmışlığın derin heyben ağır Her ilmiğinde asırlık sızı Ne zaman anlatmaya kalksan maziyi Coşar Taş köprünün gözyaşları Hasret tüter sobaların, karla dumanla sevişir bacaların Nefesin buz kessede ısıtır yürekleri Ozan bağlamasındaki candan ezgi. Keskin bakışların Kale’nden süzülür mağrur ovaya Baltık motifi binalar yaslanır Türk mimarisinin asil rüyasına. Bir tarih uyanır her sabah, geniş caddeler boyu güneş doğunca. Kümbet Camii’nde dua çıkar arşa, tarih boyunca. Her taşın bir dili var kulak ver esen yele Sınır boyunda Ebu’l Menûçehr ilk camii Mahzun bir sultandır Ani, O ki hoşgörülü bin bir kiliseli. Arpaçay’ın öte yanına hasretle bakar yorgun yüzü Medeniyet kapısı bu şehir, bağrında saklar en tılsımlı sözü. Ebul Hasan Harakani’nin gölgesinde huzura erer gelen her can Burada toprak sadece toprak değil damarda asaletle akan bir kan! Bonkördür sofrası açıktır gariplere, merhamet tüter sıcak evleri Vefasızlara inat vefa kokar toprağı, dindirir bütün kederleri Tren kalkınca uzak gurbetlerden, ufukta titrer son durak Kars Garı
Alıntı
#Kars
“Bazen insan en çok sustuğu yerde anlatır kendini.”
Bereketli bir gün oldu. Yücel Feyzioğlu'yla tanıştım, Kars'ı gezdim, eğitimimi tamamladım.
Kars Editions. Benim akrabalarla KPSS Vatandaşlık dersi çok rahat çalışılır. Bir de ben babam yaşında adama niye "kuzen" diyeyim onu geçtim "amca" demek daha mantıklı. Ama benim bilmediğim bir şey daha var. Acaba babam yaşındaki dedemin yeğenleri kaç kuşak yeğeni? Şimdi dedem yaşasaydı 80'i geçmişti.