“ilk ağlayan insandı Beatrix, cennetten çıkarılmıştı.” diye fısıldadı yaşlı papaz Ojeda. titrek sesle devam etti. “ilk unutan da yine ilk insan oldu ve cenneti unuttu.” hepimizin kaderi biraz da o ilk insanın kaderidir.
buralarda henüz yeniyim. ve yine buraya incelemesini bıraktığım ilk kitabın sen olmasını istiyorum kürk mantolu madonna..
kitap hem hayatımı anlamlandırdı bir zamanlar, hem tecrübe kattı raif efendinin acı yaşantısıyla. gidene dur denilmiyor kimi zaman lakin gidenin “niye’sini” düşünmeyi katıyor size. kitabın son kapağını kapattığımdan itibaren hayatımda hep bunu uyguladım. karşıdan gelenin yansıması bir kötülüktür size esasen kimi zaman. “fakat niye?” yalan söylendi size. “bu yalan niye?” gitti madonna. “niye?” sevgi nedensizdir. gerçekten var olan sevginin ise ansızın kaybolması, nedenlidir. daha doğrusu “niye’li’dir.” bunu aşılayan ne yüce bir kitapsın..
betimlemesi, duygu aktarımı, yaşamı ele alması olanaklığı ile.. muazzamsın kitap. böylesine duyulması, herkesin bir dönem dilinde olması başarısı adına bir artıydı. fakat insan “yalnız bizler gibilerine kalsa ya, bilinmese” bencilliğinden de alıkoyamıyor kendini. sizler yine de okuyun, çocukluğunuzda da, gençliğinizde de, gözleriniz artık bulanık görmeye başladığında da.. güzelsin kürk mantolu madonna, çok güzelsin.