"Hayata bir anlam gerek değil mi? Hayal kırıklığıyla umut, nefretle sevgi, kıskançlıkla hayranlık arasındaki o acımasız çatışmada bir o yana, bir bu yana savrulmanın verdiği eziyetten daha büyük bir anlam olabilir mi? Kişi ancak o zaman fark edebiliyor bir ruhu olduğunu. Başka türlüsü kocaman bir hiçlik... Derin bir boşluk..."
Ama sonra geçti. Ne kadar güçlü olursa olsun bütün duygular hafifliyor. Hani unutulmaz diyorlar ya, yalan! Hepsi, her şey, herkes unutuluyor. Bu işlerin tek ilacı var, o da zaman…