“Paris Opera Binası'nın mahzeninde, yüzü tanınmayacak derecede ürkütücü olduğu için insanlara görünmeden bir hayalet gibi yaşayan müzik dehası Opera Hayaleti, korodaki Christine'e gizlice müzik dersleri vererek onun ünlü bir soprano olmasını sağlar ve zaman geçtikçe ona büyük bir sevgiyle bağlanır. Fakat ona sahip olmak isteyen tek erkek kendisi değildir. Bu gizemli Hayalet'in genç kıza duyduğu tutkulu aşk bir süre sonra kendisini içten içe yakan bir kıskançlığa ve takıntıya dönüşmeye başladığında ise, Christine'i tehlikeli ve karanlık bir sonun başlangıcına adım adım yaklaştırır.” Her ne kadar klasikler arasında yer alsa da ben okurken çoğu zaman sıkıldım. Karakterlerin çokluğu kitabı anlamama engel oldu diyebilirim sürekli bu kimdi diyip durdum. Yazar sanki ben okuyucuları nasıl zorlarım diye düşünmüş J Genel olarak konusu itibariyle çok değişik ve okunabilecek bir kitap. Filmi ve müzikali de varmış ancak ben izlemedim izleyenler ise fazlasıyla övüyorlar. Belki bir gün izlerim.
“Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.”