Enerji Çalışmalarında- Uyanış Kurslarında DİKKAT! +18
O alanlarla sıfırken direkt kurslardan başlamayın. Hocanın geçmişini -eğitim süreçlerini, eğitimlerini vs.- bilmeden ders almayın. Sizden çalışmalar için izin istendiğinde açık ve net şekilde izin verin: "Sadece bu bilmem ne çalışması için izin veriyorum." ile "İzin veriyorum." hiç aynı şey değil. Güzel alanlar ve bilinç olmasına rağmen bilinçsizlik çok fazla. Şifa ya da bilgi sağlayayım derken musallatlanırsınız ve direkt farkında da olmazsınız. Özellikle para verdiğiniz konserlere dahi dikkat etmeniz lazım: Özgür irade yasası var ve siz para verince oradan almaya gönüllü hale geliyorsunuz. Katılım için belirlenen ücretse ücreti sağlayınca bilerek ya da bilmeyerek katılmış oluyorsunuz... O yüzden yavaş ama emin adımlarla gidin. Hakikati bulayım derken belanızı bulmayın. En çok çocuklara dikkat edin: Korku halinde olanlara, soyutlanmış olanlara, üzgün- acılı olanlara, tembelken birden başarılı olanlara, biriyle konuştuğunu -soru/ cevap- söyleyenlere, canlı ve kıpır kıpırken birden sessizleşip melankoli hâle girenlere... Onlar tam ne olduğunu anlar ya da anlamaz ama siz anlamak zorundasınız. Bazıları çocukluktan yetişkinliğe kadar fark etmemiş veya fark ettirilmemiş oluyor. Bazılarına ise birkaç hafta sonra dahi ya kendini ya da çevresindekileri oldürtüyorlar: Tesir gücüne bağlı. Kapanık oluyor, soğukluk hissetmeye başlıyor, uyuyamıyor, karanlığa çekiliyor, simsiyah giyinmeye başlıyor, bir anda mutlu bir anda suratsız oluyor, Kuran okuyup sevinç gözyaşı akıtırken çocuk ama delirmiş çocuk aklına benziyornsonralarda asla tahammül edemiyorlar ne insanlarla görüşmeye, ne gülmeye, ne sirke kokusuna vs. öfke patlamaları, saldırganlaşma, bakışları ve yüzü tuhaf vs. oluyor. O hayattan koptuğunda ya da kopardığında çok geç oluyor. Türbeye almışlardı içine girmedi. Hocalardan
Duygu ve Düşünce
Ben FİLİSTİNİM, benim sesim kısık; duyanlarım sağır,görenlerim kör. "kardeşim" dediklerime bir de sen bağır; Filistin'mizin yükü bir hayli ağır.
Filistin
Reklam
"Doğu Türkistan kan ağlıyor... Bugün Doğu Türkistan'da sadece insanlar değil; bir milletin hafızası, kültürü, dili ve kimliği hedef alınıyor. Kimi evladından koparılıyor, kimi yurdundan... Dünyanın birçok yerindeki acılara haklı olarak ses yükselten insanlık, sıra Doğu Türkistan'a geldiğinde neden bu kadar sessiz kalıyor? Bugün vicdan sahibi herkesin sorması gereken soru şudur: Doğu Türkistan'da zulüm var. Doğu Türkistan'da katliam var. Doğu Türkistan kan ağlıyor. Peki biz neden susuyoruz?"
Doğu Türkistanda Zulüm Var
Delinen böğrüme bir sed ger 'yapmayın yapmayın' çığlıkları Güneş doğsun mu doğmasın mı kararsızım Başlarını bana çevirmiş büyük baş hayvanlar londra moskova vaşington berlin pekin Ey örtülerle donatılmış Mustafa Oğlum sen artık şarapnel gibi yağmalısın düşmanı güzelce vurmalısın ACZ
Gazzede Katliam Var

Esma Nur

@E_Nur_A
·
Kimin dünyasına sesleniyoruz? Kınamak ve kınamak!
Bizim çocuklarımız, oyun oynayacak okula gidecek , gülüp eğlenecek yaşta olan çocuklarımız öldürülüyor, yaşlarından büyük yorgunluklar, boylarından büyük acılarla mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Bizim her biri bir cennet bahçesi olan, evimizin rahmeti, bereketi, kalplerimize neşe kaynağı gördüğümüz, biricik çocuklarımıza zalimin biri ölümü yakıştırıyor. Ölüm gibi ağır bir mefhum küçük bedenlere nasıl yakiştırılır ki insanın aklı almıyor. Bizim çocuklarımız sırf Amerikada, İngilterede veya Fransa'da , Ukrayna da, Rusya'da Almanya'da doğmadı diye yaşadıkları, her türlü acımasızlık zalimlerin yanına kâr kalıyor Serzenişleri , çığlıkları sözüm ona insan hakları savunuculuğu yapan hiç bir kurum ve kuruluşa ulaşmıyor. Sonra bu çocuklar büyüyüp hesap sormak istediğinde terörist oluyorlar, oh ne ala ...! Bu ne biliyor musunuz? Bir Rock yıldızının dediği gibi "Merhametin ve şefkatin milliyete göre dağıtıldığı" bir vicdansızlık.
Filistin
Sizce..
Eğer aldatmak sadece cinsel bir olgu olsaydı, emin olun kimse bu yüzden ayrılmaz ya da boşanmazdı. Et yığınlarının birbirine sürtünmesi yüzeyseldir çünkü. Halbuki aldatılan kadın ve ya erkek bilir: sevgisini sunduğu insan değil, kendisinin duyguları, kendisinin hayal ve beklentileri becerilmiştir. Kirletilmiş duygular, -manevi bir tecavüzün ardında kalan parçalanmışlıklar- beklenti, sanrı ve karşılıksız kalmış duygu yığınları yıkar insanı. Yenilgi falan değildir bu. Soykırım yahut katliam gibi… Ansızın sevginizin boğazını kesen, saygınızı kurşuna dizen bir eylem. Aldatmak, yalnızca cinsellikle sınırlanabilseydi keşke. Ama değil ve içinde ruh taşıyan her vücut bu gerçeği içten içe bilir.
Gazze'de katliamlar bir an bile durmadı, savaş sanki ilk günlerine geri döndü. Garantör ülkeler sessiz. Bu sessizlikten de anladığımız garanti altına alınan tek şey sessiz katliam
Filistin
Reklam
Reklam