Neredeyse her an imha isteğinin (tasfiyecilik) pençesinde olan sömürge savaşı, tanımı gereği sınır tanımayan ve yasa-dışı bir savaştı. İşgal bir kere tamamlandıktan sonra da burada yaşayan ve boyun eğdirilmiş nüfus, katliam tehlikesinden tamamen kurtulmuş olmuyordu.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Siyaset
İnsanları öldüren silahlar değil, yine insanlardır.
Sayfa 434·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Avrupa bizim için, 'Türkün ayağını bastığı yerde ot bitmez.' demiştir. Allah için söyleyin, biz mi öyleyiz, yoksa onlar mı? Bizim fethettiğimiz yerlerde Hristiyan unsuru ve mezhepleri, kendi ülkelerinden daha serbest olarak yaşamışlardır. Nitekim Ubucini, 'İzmir'de, İstanbul'da, Trabzon'daki Katolik, Paris ve Lyon'dakinden daha serbest.' demiştir. Avrupalı için bunu söylemek mümkün müdür? Mesela, kendi azdırdıkları Balkan kavimlerinin Müslüman nüfusunu feci surette katliam etmelerine karşı, medeniyet havarisi olan Avrupalı tasvipten başka bir ses yükseltmiş midir?
Sayfa 90
Zor zamanlar, zor yaşamlar…
Miliyetçi-mukaddesatçıların CIA güdümlü, iç savaş aygıtı Kontrgerilla kontrolünde yürüttüğü katliam ve provokasyonlar ardı arkasına sahneye konuluyordu. Hemen hemen her gün onlarca insan bu saldırılarda yaşamını kaybediyordu. Can güvenliği sorunu halkın en yakıcı sorunu haline gelmişti. Halk akan kanın durdurulmasını, can güvenliğinin sağlanmasını istiyordu.
Sayfa 341 - İmge
Tarih
Acıyı yaratan da oydu, sarmaya çalışan da.
Sayfa 155·Kitabı okuyor
Hepsi bu..
İnsan olman yeter.. Seni öldürbilmem için. Yeter ki, bir insan ol ve hayatta ol. Tek istediğim bu. Gerisi katliam… Sonra da kim ne isterse söylesin! Kim ne isterse yazsın! Yazarak varacakları tek yer, sayfanın sonu. Hepsi bu.
Sayfa 204
Reklam
Reklam