Puan vermedi·240 syf.··
2026 28. kitabı
#dipte yazar ile tanışma kitabım. Açıkcası yazarın tarzından dolayı okurken biraz zorlandım. Çok fazla karakter olması ve farklı zamanlarda geçmesi dediğim gibi başta zorladı sonra alıştım. Herşey bir çanta içinde ortalığa dökülen günlükle baslıyor. Bu günlükte Ahmet Tahsin'in çocukluk arkadaşı Fehime ile ayrı kişilerle evlenmelerine rağmen yıllarca süren aşkları anlatıyor. Ahmet Tahsin eşini doğum sonrasi kaybediyor ama Fehime hala Münip beyle evli, buna rağmen aşkları devam etmektedir. Günlük bulunduktan sonra sonu mechul hikaye icin Balta yapim kocaman bir masa kurdu sektör böylesini ne görmüş ne de duymuştu. İddali bir hikaye ile memleketi sarsacaklardı. Bir yandan Balta Yapım filmini çekerken bir yandan Kav Yayıncılık kitabı ı basacaktı. Yapımın ismi "Kalplerin Zaferi". Yalnız masadakilerin hepsi birbirinden farklı karakterler farklı düşünce de insanlar, ne ararsan var. Onlar yapım projesi için çalışıyorlar bir yandan onların hayatlarından kesitler okuyarak onları tanıyor bir yandan günlüğe odaklanıyoruz. Günlük başlı başına roman olsaydı isteğiyle bitirdim kitabı. Yazar yakın geçmiş tarihten bugünümüze ince ince dokundurmuş, güleriz ağlanacak halimize dedirtmiş. Yazarın tarzına alıştım mı sevdim mi yazarın bir başka kitabını daha okuyup öğrenmeliyim Daha önce #muratuyurkulak okudunuz mu ? Hangi kitabını tavsiye edersiniz?
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202636 okunma
DİRENEN KADINLAR DÜNYADA HER YERDE...
Puan vermedi·178 syf.·
2026 23. kitabı
Onlarla birlikte ve onlardan sonra direnen anne-babalar; "Benim kızım son olsun" diyen ailelerin hak mücadelesi de her yerde. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tam da bu dirençten doğdu. 2010 yılında, Münevver Karabulut cinayetinin ardından toplumda yükselen o haklı öfke ve "artık yeter" çığlığı, dağınık sesleri bir araya getirdi. Bir grup kadının ve evladını kaybetmiş ailelerin omuz omuza vererek başlattığı bu hak mücadelesi, bugün Türkiye’nin en dirençli barikatına dönüşmüş durumda. Mahkeme kapılarında bekleyen babaların, adliye önlerinde kızının fotoğrafını göğsüne bastıran annelerin ortak sesi ve de yol arkadaşı onlar. Bu mücadelenin dijital bir hafızası da var: Anıt Sayaç. anitsayac.com Türkiye’de kadına yönelik şiddetten ölen kadınların anısını yaşatmak için kurulan ve her gün güncellenen bir sayaç bu. Siteye girdiğinizde karşınıza çıkan o isimler, aslında duran bir saat değil, işleyen sistemin acizliğinin bir felaketin dökümü. Sayaç attıkça umut eksiliyor, hayatlar tane tane tükeniyor. Benim bu kitaba başladığım gün o hafızaya iki isim daha kazındı maalesef. Platformdaki istatistiklere baktım; 219 kişi okumuş, 24 kişi inceleme yazmış kitaba. 5 kişi ise belli ki kalbi elvermediği için yarım bırakmış. Bugün 2026 yılındayız ve hâlâ kadın cinayetlerinde bir arpa boyu yol gidilememiş oluşunun utancıyla bu yılın ilk incelemesini ben yapayım dedim. Önemli olan bu kitabın bize ne vermek istediği... Beni en çok sarsan kısmın "Olgular" bölümü olduğunu kitabı okurken alıntılar arasında belirtmiştim. Orada o vahşetin perde arkasını, cinayetlerin aslında nasıl "önlenebilir" olduğunu görüyorsunuz. Kimsenin yaşamı bir polisin, bir hâkimin ya da herhangi bir mertebedeki kişinin vicdanına veya ahlakına bırakılamaz. **Devlet, kadını yaşatmayı
Alıntı
Yaşasın KadınlarGülsüm Kav · Doğan Kitap · 2020219 okunma
Reklam
Türkçenin Söz Varlığı
Puan vermedi·256 syf.··
2025 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2025 16:31
Bir proje kapsamında ‘ödev’ olarak verilen bu kitabı okumak beni çok yordu. Okurken dikkat gerektiren, önemli yerleri gözden kaçırmamak gereken bir kitaptı. Özetini çıkarmam gerektiği için, incelemeden ziyade bende buraya özetini bırakacağım. Yazar Prof. Dr. Doğan AKSAN bu eseri ile bu alanda araştırma yapacak olan ya da bu alan ile ilgili ilgili olacak olanlara harika bir kaynak kitap yazdığını belirtmek isterim. Türk dilinin zenginliğini ve derinliğini keşfetmek isteyenler için önemli bir başvuru niteliğinde kaynaktır. Aksan, Türkçenin söz varlığını analiz ederken dilin geçmişten günümüze nasıl everildiğini, kökenlerini ve dilsel zenginliğini keşfeder. Aksan, Türkçenin tarihsel süreç içerisindeki değişimlerini ve bu değişimlerin toplumsal, kültürel ve coğrafi etkilerini de inceler. Aksan, bu eserinde Türk dilinin dönemsel evrimini, yabancı dil etkilerini, kelime türetme süreçlerini ve dildeki farklı lehçeleri tartışarak, okuyucusuna Türkçenin dilbilimsel yapısına derin bir bakış açısı sunar. Hangi kısmını eklemesem üzüleceğim ancak Türk dinin söz bilimleriyle ilgili gözlemler ve saptamalarını başlık başlık değinmeye çalışacağım. KÖKTÜRKÇENİN SÖZ VARLIĞI Türkçenin elimizde bulunan en eski yazılı kaynağı Köktürk yazıtlarıdır. VIII. ‘da yazılmıştır. Köktürk yazıtlarında saptanan özellikler şöyledir; -Türkçenin eldeki bu en eski ürünleri tek tek 900 kadar sözcüğü içeren, konuları sınırlı yazıtlar olduğu halde yalnız somut kavramlar açısından değil, soyut kavramlar açısından da zengin bir dil niteliği göstermektedir -Yazıtlarda görülen ve bizim “ileri öğeler” olarak adlandırdığımız kimi sözcükler, yazıtlarda geçmeyen, ancak o dönemde yaşadığı anlaşılan kimi sözcüklerin varlığını ortaya koymaktadır. -Türkçenin ilginç bir özelliği olan ikilemelerin o dönemde de çok yaygın
Türkçenin SözvarlığıDoğan Aksan · Bilgi Yayınevi · 2015103 okunma
Yaşasın kadınlar!
Puan vermedi·184 syf.··
2025 3. kitabı
Gülsüm Kav "Kendi hayatına karar verebilmek için canı pahasına mücadele eden kadınlara ve onlara 'Asla Yalnız Yürümeyeceksin' diyenlere" Bugün yüzleşmekten kaçamayacağımız bir gerçek var:Kadın cinayetleri. Kadın cinayetleri gerçeğini ve toplumda derinleşen eşitsizliğin bu cinayetlerin artışıyla olan güçlü ilişkisini Türkiye'de yaşanan kadın cinayetleri üzerinden anlatan bu kitabı okurken duygulanmamak,bu coğrafyada yaşananları görmezden gelebilmek mümkün değil. Yazar "Kadın cinayeti" kavramının ne olduğunu ve tanımı gereği bu sorunu çözmek için doğrudan feminizme ihtiyacımız olduğunu,neden problemi çözmek için sunulan eğitim gibi diğer yöntemlerin sorunu çözmekte yeterli olmadığını ve diğer sorularımızı kusursuz bir şekilde cevaplıyor. Elbette bu problemi ortaya koymakla kalmıyor ve bir çözüm önerisi sunuyor:Örgütlü feminist mücadele.Kadın cinayetleri son bulana kadar dinmeyecek bir öfke ve bununla sürecek olan mücadele.Kadınların, ölümlerine sebep olan ve olmaya devam eden ataerkil düzenin yarattığı toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı mücadelesi. "Kadınlar çok acılıydı ama 'Üzgün değil öfkeliyiz, yalnız değiliz örgütlüyüz demeyi bildiler" Bizzat kendisi örgütlü mücadelemizde yer alan, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun kurucularından biri olan Gülsüm Kav'ın yazdığı bu kitabı herkes okumalı. Okumalı ve sorunla yüzleşmeli, biz bu sorunu çözmeliyiz. "Bir gün mutlaka kadın cinayetlerinin işlenmediği şehirlere kavuşacağız.Bir daha asla bugünlere dönmemek, unutmamak için o şehirlerde kadınların isimlerini öldürüldükleri yerlere yazacağız. Gelecek kuşaklar görecekler, kendi özgürlüklerine kavuşmuş olmalarını, canı pahasına mücadele ederken öldürülen bu kadınlara borçlu olduklarını bilip anlayacaklar. Kimse bir daha asla bugünlere dönmemize izin
1000Kitap
Yaşasın KadınlarGülsüm Kav · Doğan Kitap · 2020219 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 34. kitabı
Ateş hattı “Beklentiler umutları beslerdi ve yıkılan umutların açtığı en büyük yara da nefretti.” “Nefret , başarısızlığa uğramış sevgiydi.” “Özgürlük için adalet, adalet içinde eşitlik.” Onat ; Sevgi ve aile bağını bilmeyen kendini kalpsiz diye tanıtan ama arkadaşlarını korumak için herseyi feda edip planlar yapan kişiydi grupta.. Hazar ile Özde düşmanları Pilot u öldürdükten sonra güvenli şekilde yanlarına getirsede başlarına konulan ödülden dolayı Rusya da yaşayan Pavel ‘i aramış onlara yardım etmesini talep etmişti.. Hazar kaçarken kardeşi Sinem ‘i Onat a emanet ederken daha önce kardeşinin kaza geçirmesine sebep olması ve kalp kırıklığıyla en yakın arkadaşından sakladığı sırrı vardı.. Eren bu sırrı bilen tek kişiydi.. Polat ‘ın ölmesi ve varisi Semender ‘in kim olduğunu bilmemeleri üzerine tekrar Pavel den yardım istemiş ve yeni bir hacker grubunu çiftlik evine taşımıştı.. Araların da 23 yaşında olan Aksel ise Onat’ın başına bela olarak gelmişti.. Pavel’in annesi türk babası ise Rustu.. Rusya ya ailesi gelen Özde annesi ve kardeşi Öykü ile düzen oturtmuş olsa da bir gün Pavel ile Onat ‘ı konuşurken duymuş arkalarından çevrilen oyunları Hazar ‘a anlatmıştı.. Hazar ise planları yıkmak için İstanbul a dönme kararı almıştı.. Hazar bu sır karşısında ne yaptı? Semender kimdi? Özde ile Volkan arasında geçmişte ne olmuştu? Aksel ve Onat arasında ne geçiyordu? Sinem Onat ile ne yaşayacaktı? Onat kız kardeşi ile buzları eritebilicek mi? Kurulan tuzakta hain kim? Bu ve daha bir çok sorunun cevabını tek bir kitap olan Ateş hattında bulabilirsiniz..
Ateş HattıKübra Kav · Cadı Yayınları · 20255 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2025 15. kitabı
kitabın içeriği mükemmel ufaktan polisiye var ama aşırı derece romantik sahneleri de varr şimdi asıl konuya giriş yapıyorum özde saygın bu kız babasını kaybediyor oda ailesine bakmak için iş arayan biri ama çoğunlukla reddedildiği için siber suçlarla uğraşıyor ve gerçekten bu konuda çok yetenekli neyse bir gün bu kız yine bir iş görüşmesinde çıkmış yürürken onat yani aslında yani bence kötülüklerle mücadele eden bir çetenin lideri ona ilk iş teklif ediyor kızda red ediyor ama onat bu sefer şantajla yaklaşıyor neyse kızda bir süre düşünmek zorunda kalıyor falan sonunda kabul ediyor neyse işte onat özde yi alıyor onların ekibinin yani doranın , erenin , okanın ve hazarın bulunduğu eve götürüyor ama şöyle zorla götürüyor hayvan herif işte neyse dora bunu hiç sevmiyor aslında dora kimseyi sevmiyor gibi gözüküyor ama öyle değil ama okan ve eren mükemmel ya bayılıyorum onlara ama çok sahneleri yok neyse hazar var birde o kayıp çocuğumuz şöyle kayıp yani ortalarda çok olmaz ama bağlantıları ve saha görevlerinde onat ve hazar yani ikisi de çok iyi ve profesyonel neyse işte birde bu özdenin yakın arkadaşı sinem var aslında sinem çok karaktersiz ama kötü niyetli değil en azından onat gibi değil neyse işte onat özdeyi herşeye zorluyor iş konusunda bir gün birşey oluyor ve hazar insafa geliyor nedense özdeyi oradan kaçırmaya çalışıyor falan ama mecbur geri dönüyorlar çünkü pilot yani bunların düşmanları bunları arıyo falan çok eğlenceli aslında ya sonra mesela bir parti oluyor hazarla özde çift olarak diğerleride ayrı ayrı katılıyor ama yalnız doranın bir numaralı yeteneklerinden biri ortaya çıkıyor dora mükemmel kılık değiştirebiliyor ve çokda iyi makyaj yapıyor neyse işte özdeyi bu partiye hazırlarkende araları baya iyi oluyo sonrasında aaa bir de özde sineminde yani
MaskeKübra Kav · Aspasia Yayınları · 202181 okunma
Reklam
Reklam