mat
Kamış, ses verince; NEY oldum sanır, Abdal, ata binince; BEY oldum sanır, Kupa, sarhoş elinde MEY oldum sanır, Cebir, zorba emrinde; REY oldum sanır.İplik, elde gerilince; YAY oldum sanır, Sıpa, kısrak yanında; TAY oldum sanır, Gasp, haydut üleşince; PAY oldum sanır, Yolak, içinde su akınca; ÇAY oldum sanır.Topuk, Kırata kakınca; BAŞ oldum sanır, Eğri, ahunun betinde; KAŞ oldum sanır, Gazel, dalda kalınca; YAŞ oldum sanır, Kum, harça girince; TAŞ oldum sanır.Kütük, çaya düşünce; SAL oldum sanır, Kök, yerden çıkınca; DAL oldum sanır, Hal, çingen dilinde; FAL oldum sanır, Yal, kaba konunca; BAL oldum sanır.Tümsek, ovada yığılsa, DAĞ oldum sanır, Gün, miskine sorunca; ÇAĞ oldum sanır, Şalgam, aşa girince; YAĞ oldum sanır, Vaha, çölün içinde; BAĞ oldum sanır.Yablak, yüzüne gülünce; YAR oldum sanır, Kırağı, şafaka erince; KAR oldum sanır, Tef, çingen kolunda; TAR oldum sanır, Kemik, itin ağzında; ZAR oldum sanır.Yonga, yosun içinde; KAV oldum sanır, Kumsal, dalga altında; TAV oldum sanır, Kıvılcım, yanan tende; LAV oldum sanır, Ses, çalgı telinde; SAV oldum sanır.Tavuk, komşu gözünde; KAZ oldum sanır, Kıymık, suyun içinde; SAZ oldum sanır, Çile, derviş gönlünde; HAZ oldum sanır, İnat, keçi huyunda; NAZ oldum sanır.Mıcır, kopsa kayadan; TÖZ oldum sanır, Değnek, körün elinde; GÖZ oldum sanır, Yalan, çıkınca dilden; SÖZ oldum sanır, Kül, sönen ocakta; KÖZ oldum sanır.Kuytu, muhtaç anında; HAN oldum sanır, Leş, sırtlan karnında; CAN oldum sanır, Arka, köçek belinde; YAN oldum sanır
Şah Mat
Kamış, ses verince; NEY oldum sanır, Aptal, ata binince; BEY oldum sanır, Kupa, sarhoş elinde MEY oldum sanır, Cebir, zorba emrinde; REY oldum sanır. İp, elde gerilince; YAY oldum sanır, Sıpa, kısrak yanında; TAY oldum sanır, Gasp, haydut üleşince; PAY oldum sanır, Yolak, içinde su akınca; ÇAY oldum sanır. Topuk, Kırata kalkınca; BAŞ oldum sanır, Eğri, ahunun betinde; KAŞ oldum sanır, Gazel, dalda kalınca; YAŞ oldum sanır, Kum, harca girince; TAŞ oldum sanır. Kütük, çaya düşünce; SAL oldum sanır, Kök, yerden çıkınca; DAL oldum sanır, Hal, çingene dilinde; FAL oldum sanır, Yal, kaba konunca; BAL oldum sanır. Tümsek, ovada yığılsa, DAĞ oldum sanır, Gün, miskine sorunca; ÇAĞ oldum sanır, Şalgam, aşa girince; YAĞ oldum sanır, Vaha, çölün içinde; BAĞ oldum sanır. Yablak, yüzüne gülünce; YAR oldum sanır, Kırağı, şafağa erince; KAR oldum sanır, Tef, çingene kolunda; TAR oldum sanır, Kemik, itin ağzında; ZAR oldum sanır.
Şiir
Reklam
Mesnevî'de şöyle der:
İnsanların dili,kav ile demir çakmak gibidir. Dilden gayretle sıçrayan şey ateştir. Beyhûde yere taşı çakmağa vurma;konuşma Hikâye anlatarak, boş lâf ederek... Çünkü anlattığın şeylerin hakikati sence ma'kuldür. Her taraf pamuktur, pamuk içinde kıvılcım mı olur? Bir kıvılcımın âlemi yaktığı gibi, bir söz cihânı yakar, Nitekim tilki bir cür'etiyle aslan kesilir,ama ölür.
Batı Edebiyatı Önemli kişiler
BATI EDEBİYATI A) ESKİ YUNAN VE LATİN EDEBİYATI Batı edebiyatının kaynağı, Eski Yunan ve La tin edebiyatlarıdır. İsa'nın doğumundan dokuz yüzyıl öncesine giden ve MÖ II. yüzyıla kadar sü regelen Yunan edebiyatının ana kaynağı, Homeros'un llyada ve Odysseia destanları sayılır. Eski Yunan ve Latin edebiyatının önemli sanatçıları şunlardır: 1. HESİODOS: — Didaktik bir şairdir. Didaktik şiirin kurucu su sayılmaktadır. — Yurttaşlarını şiir yoluyla eğitmeye çalışmış; onları adaletli olmaya ve çalışmaya çağırmıştır. — Köylü hayatını ve insanların günlük işlerini anlatan ilk şairdir. — İşler ve Günler, en önemli eseridir. 2. SAPPHO: — Yunan edebiyatının en büyük lirik şairi sayıl maktadır. — Şiirlerinde özellikle aşk temasını işlemiş; aş kı, Tanrı'nın bir nimeti olarak görmüştür. Yaşadığı çağdan başlayarak, ünü gittikçe ge nişlemiş, kendinden sonraki bazı Yunan ve Latin şairlerini etkilemiştir. — Sappho'nun şiirleri dokuz ciltte toplanmıştır. Şiirlerinden 170 kadar küçük parça kalmıştır. 3. AİSOPOS: — Yalnız fabl türünde yazmıştır. Fabl türünün kurucusu sayılmaktadır. Anlattığı masalların konularını, gezileri sırasında uğradığı Doğu memleketlerinden topladığı tahmin ediliyor. Batı edebiyatında fabl türünde yazan şairler üzerinde derin etkisi görülür. Özellikle, Fran sız şairi La Fontaine, ondan çok yararlan mıştır. — Fabiler adlı bir eseri vardır. 4. AİSKHYLOS: — İlk büyük tragedya şairidir. Tragedyanın gelişmesinde büyük payı vardır. — Eserlerinde gelenekleri ve ahlakı savunur. — Onun eserlerinde insanlar tanrıların iradesiy le hareket eden yaratıklar olarak gösterilir; bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, alınyazılarının dışına çıkamazlar. — Doksan kadar eser yazmış olan Aiskhylos'un yalnız yedi tragedyası elimize geçmiş, diğer leri kaybolmuştur. 5. SOPHOKLES : —
Edebiyat
En basidi ölümdü belki de Umudum küllerde gece oldu sayemde Kav olsun saatler sekerat halinde En güzel sadakam da son bulsun..ellerinde.
Viktor E. Frankl
"Bir başka insanı, kişiliğinin en derindeki çekirdeğinden kav­ ramanın tek yolu sevgidir. Sevmediği sürece hiç kimse, bir baş­ ka insanın özünün tam olarak farkına varamaz. Sevgisi yoluyla insan, sevilen kişideki temel kişilik özelliklerini ve eğilimlerini görebilecek duruma gelir."
Sevgi
Reklam
Reklam