Kendime özel bir dünya kurmak gibi bir iddiam yok. Böyle bir iddiada bulunmak da anlamsız. Çünkü bu dünya, herkesin kendi dünyasını kurabilmesine olanak verecek kadar geniş değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Farkediyorum ki insanın kurguladığı hayat hep yarım kalıyor. Yerli yerine oturmayan, iğreti duran çok şey var.
Anlıyorum ki hayat hep beklenmedik şeylerdir.
Kural böyle...
Sen yürüyeceksin ve beklenmedik şeylere hazır olmanın
çarelerini arayacaksın.
İyi de.... Bir şey beklenmiyorsa ona hazırlıklı olmak nasıl
olacak?
Bazı anlarda cesaretim kırılıveriyor. Bir uçurtmaya, gözlerimi ayırmadan uzunca bir süre bakabilecek cesareti bile bulamıyorum kendimde. Uçurtmanın dengesi bozulacak, kuyruğu dolanacak ya da ipi kopacak gibi geliyor.
Bir şeyler iyi gitmediğinde ve tüm bunlar üstüste geldiğinde, insan, bundan böyle yaşananların ve yaşanması muhtemel olanların kötülükten başka bir şey getirmeyeceği hissi ne kapılıyor. Bir adım sonrasında toprağın ayaklarının altından kayıp gideceğini düşünmek gibi bir his bu Her adımı boşluğa atmak gibi.
İnsanın alınyazısına sonradan çirkin bir el yazısıyla eklenmiş uğursuz cümleler gibi. Şeytanın kirli elleriyle hayatımıza dokunabilme uğraşısı gibi.