Bir insan neye sahip olursa olsun şükretmeyi bilmediği sürece sefildir. Teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi bilmedikçe sefildir. Gözü sefalet perdesiyle öyle örtülüdür ki ne huzurlu bir yuvaya sahip olduğunu ne hayırlı bir eş ve evlatlarla riziklandirildigini ne de helal, bereketli kazanc ile rizkina ulaştığını göremeyecek kadar sefildir. Yüzünde tek kıvrım oynamayacak kadar sefildir ve bu sefalete karşı kendi gözleri ne kadar kör olursa olsun bembeyaz bir kağıt üstünde kocaman bir siyah leke gibi göze çarpar.