İstanbul’u görünce aklımı kaçırıyordum. Rüyalar hiç kalır yanında. insan böylesine bir mucizeyi hayal edemez asla. Şehri gezdim.; Saraylarını, kilise ve bayram şenliklerini, kadınlarını izlemeye doyamıyordum.
Ben mi? Toprağın altmda gömülü bir tırtıl olduğumu
sanıyorum. Ve üstümdeki toprak beni ezmekte,
ben de çıkmak, ışığa kavuşmak için delik delmeye
çalışıyorum. Tüm yeryüzünü delmek güç bir iş,
ama sabredebileceğim, çünkü ışığa çıkar çıkmaz kelebek
olacağımı seziyorum içimde.
Gökyüzünde dağınık bulutlar vardı, hava soğuktu,
ısırıcı bir rüzgar esiyordu dağlardan. Avluda horozlar
ötüyor, insan ve hayvanlar uyanıyorlardı yavaş
yavaş. Öküzler günlük yorucu işlerinin başına
gitmişlerdi.