Kazım

Kazım
@kazimmmm
Durup dururken eriyor yakınlığın Araya bilmediğim yollar düşüyor Ipıslak dönüyorum bir uzun dalgınlıktan Soluk soluğayım soğuk odalarda Eğme kirpiklerini yüreğim üşüyor Şükrü ErbaşŞükrü Erbaş
Reklam
Islak bir yürektir bende karanfil Ruhum, kokusunun dilencisidir Hâşim, bu bir alev damlası değil Büyük yangınların habercisidir Siyah Gözlerine Beni de GötürSiyah Gözlerine Beni de Götür
Gönderi kullanım dışı
Büyük boy bir tablo yap bana, fiyatı ne olursa olsun. Once nehrin resmini yap, ondan sonra salın yanaştığı yeri, salı, o zaman orada bulunan insanları, hepsini olduğu gibi isterim. Albay karısı ile kızı, hatta o kirpi bile olsun. Karşı kıyıyı da nasılsa öyle koy yapacağın tabloya. Her şey olduğu gibi görünsün. Kiliseyi de, alanı da dükkânları da, kiralık faytonların durduğu yeri de, her şeyi olduğu gibi yap. Çocuğu da salın yanında, tam kıyıda, suya atladığı yerde yap, iki yumruğunu da göğsünün üzerine bastırmış olsun. Hele şunu unutmayasın: Tam karşıda, kilisenin üzerinde göğü aç, gökte ki bütün melekler onu karşılamak için oradan doğru uçsunlar. Butün bunları yapabilir misin? DelikanlıDelikanlı sf 478
Böyle bir durumda çocuk, diğer insanları kendi ih­tiyaçları açısından değerlendirir ve onları kendi benli­ğinin bir uzantısı gibi görür. Yetişkinliğe ulaştığında da çevresindeki kişilerin de ihtiyaçları olabileceğini idrak edemeyen, durumları salt kendi ihtiyaçları açısından al­gılayan, «ben» ve «o» ilişkisi yerine, «ben» ve «o» ilişkisi görüntüsünde aslında «ben» ve «ben» ilişkileri kurabilen bir insan olarak yaşamını sürdürür. «Ben» ve «ben» iliş­kisi ise maskelenmiş bir yalnızlığın anlatımıdır ve «özse­verlik (narcisism)» sözcüğüyle adlandırılır. İnsan Olmakİnsan Olmak

Kazım

@kazimmmm
·
Çocuk, duygusal ihtiyaçlarının doyurulmaması ya da aşırı doyurulması sonucu kendi benliğinin sınırlarını oluşturamazsa, diğer insanları da kendilerine öz­gü ihtiyaçları olan varlıklar olarak kabul etmeyi öğre­nemez.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Reklam