Öğrenmiştim ki bir ülkenin geleceği politikacıların sözlerinde değil, çocuklarının hayallerindedir. Çocuklara oyuncakları hayalleri daha da güzelleşsin diye alan ülkeler dünyayı yönetirken, oyuncakları çocuklarının önüne oyalanmaları için koyan ülkelerin, onların kapılarında oyalanmaya mahkum olduklarını öğrenmiştim!
TBMM sadece işgal orduları ve salgın hastalıklarla değil, bilgisizlik ve cehaletle de mücadele ediyordu. Çünkü bilgisizlik, biat etme ve kulluk düzeni demektir. Bilginin ışığının olmadığı yerde insanların inançlarını sömürerek, din ticareti üzerinden güç sahibi olmak kolay, çok kolaydır. Bu yüzden TBMM daha ilk çalışma programında, kız ve erkek ayrımı yapmayan bir eğitim sistemi için kolları sıvamıştır.