Nec fas esse ulla me voluptate hic frui
Decrevi, tantisper dum ille abest meus particeps
Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden yoksun kalınca,
Hiçbir zevki tatmamaya karar verdim.
-Terentius
Donakalır, uçurumun başında hiçbir şey hissetmeden durur; etrafındaki her şey karanlığa bürünür, ne bir ümit, ne bir avuntu ne de bir sezgi vardır! Çünkü yaşadığını hissettiği an, erkek onu terketmiştir, önündeki geniş dünyayı göremez, kaybettiğinin yerine gecebilecek birçok şeyi görmez, kendini yalnız hisseder, onu bütün dünya terketmiştir, yüreğindeki büyük boşluk yüzünden köşeye sıkışmış halde, kör gibi tüm dertlerine etrafını saran ölümle son versin diye uçuruma atlar.
İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanin büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!