Yaşamın tümü birbiriyle ilişki içinde olan, sürekli birbirini etkileyip yönlendiren binlerce etkenin oluşturduğu dev bir matris içinde oluşur, yapılanır, biçimlenir. Her etken doğrudan ya da dolaylı diğerini mutlaka etkiler. Bu çok dinamik etkileşim ağından kişi kendini yalıtamaz. Yalıttığını sanabilir; ama ancak kendini aldatır
Meşhur Amerikalı yazar Mark Twain’in, “ Ben on altı yaşındayken anam babam çok cahildi. Yirmi iki yaşındayken yeniden oturduk, konuştuk; altı yıl gibi kısa bir süre içinde ne kadar çok olgunlaşmışlar, bilgelik kazanmışlar ! “ dediği söylenir.
İnsana iyi diyebilmek adına dünyaya veya zamana kötü demek, bize hak tanır bir ifade biçimi olarak görünmüyor. Çünkü iyiye ve kötüye doğru değişen insansa, ve sabit kalanın dünya olduğunu kabul ediyorsak, üstelik dünyanın kendi başına kendini değiştirmeye yetenekli olmadığı, onu değiştirenin de insan olduğu gerçekse, "kötü bir dünya" diyerek insanı kendi yapıp etmelerinin vebalinden kurtarmaya çalışmak, "dünya" ya karşı insafsız davranmak olmaz mı?