Eğitim fakültesini kazandığım için ağlayan anne babam, mezuniyetimde yakama küçük altın takacak kadar gururlu; giderken "Altını sen kaybedersin şimdi, düğününde tekrar takarız “ diye geri alacak kadar da yoksuldu.
Pek çoğumuza göre, otobüstekiler ekmeğinin peşinde koşmaktan geliyor, arabadakiler eğlenceli bir yemekten ya da en azından keyifli bir iş toplantısından dönüyordu.
Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikayesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sen çekmemişsin gibi.