"Darıxmaq hissi və kədər onun göz yaşlarında əks olunurdu. Ürəyi sanki boş bir otağa bənzəyirdi. Hər şeydən soyumuşdu. Beləcə günlər keçir, aylar keçirdi."
İran ordusu ilerlemeye devam ederek Dukan Barajı'nı yukarıdan gören tepelere
yerleşmiştir. Bir kısım İran askeri ise Halepçe dışına çekilerek yerleşmiştir.
Halepçelilerin yarısı kenti terkederken KDP'li peşmergeleri şehirde kalmışlardır.
16 ve 17 Mart'da Irak uçakları Halepçe'yi ve çevresindeki köyleri bombalamışlar
ve bu bombardımanlarda sinir gazı ve kimyasal silahlar kullanılmıştır.
Bombardımanda yaklaşık 5000 kişi ölmüştür.
Ancak Halepçe saldırısı öncesinde Saddam Hüseyin'in bölgeye kimyasal silahlarla saldıracağını bilen Halepçe halkı şehri terk ederek dağlara kaçmak istemiş ise de kendilerine İran ordusu tarafından gaz maskeleri dağıtılmış olan KDP'li peşmergeler bu kaçışı engellemişlerdir. Bu açıdan bakıldığında KDP'nin de bu katliamda payı olduğu görülmektedir.
"Etrafın seni seven insanlarla çevrili," dedim, "üstelik burada kimse ölmüyor." Savaş bundan -benden- nasıl daha iyi olabilirdi ki?
"Hepimiz ölüyoruz," dedi. "Bizi öldürmeye çalışan bir şeyler yokken bunu unutuyoruz sadece."