Çizilmiş, yürünmüş olan yoldan farklı olanı seçmek.Kendine ait olanı oluşturmak.Cesaret ve özgüven ister.Bir kere kırıldı mı zincir özgür kalır ruh.Hep aynı görünen hayat sanki bir çocuğun boyanmamış resim kitabı gibidir.İstediğin renge boyamaya başlarsınız.Özgürlük,Mutluluktan olduğun yerden taşmanı sağlar.
Filmde de tiyatro için canlanan çocuk ve babası izin vermediği için intihar eden Neil.Tiyatro bir nefesti onun için yaşama amacı.
Bazen düşünüyorum da sadece bir şeyi merkez yapmak ne kadar doğru? Yapmazsak merkeze almadan birkaç çemberin kesişiminde yer almak aynı hazzı vermez mi?
Neyse biraz da Robin Williams' ın rolünden bahsetmek istiyorum size.Oyunculuğuna bayıldığım biri.Filmde de karşımıza John Keating diye çıkıyor.Edebiyat öğretmeni.Ezbere öğretilmiş, formüle dökülmüş edebiyatın edebiyat olmadığına inan ve bu yolda öğrencilerinin gözünü açan mükemmel bir öğretmen.Gerek masaya çıkıp farklı bakış açısı sağlaması gerek de dışarıda kendi adımlarıyla bile olsa en sonunda bir ortak ritme varılacağını gösteren gerçek eğitici.Maalesef ki biz böyle bir eğitimden uzak kalmış neslin ferdiyiz.Öğrencilerindeki ışığı görüp ona göre ışığı parlatması.Sessiz, sakin, konuşmaya cesareti olmayan öğrencisinin filmin sonuna doğru ilk ayaklanan olması.Haykırarak tam da öğretmeninden öğrendiği şekilde savunması.Sonra da tüm sınıfın ayaklanması.Muhteşem bir sahne.
Eriyip gidiyoruz bize ezberletilmiş formüllerde.
Hayatı, mutluluğu bile formülü var mı diye sorgulatıp yaşamaya çalışıyoruz.Kendi izimizi bulmamız dileğiyle.(Birazcık karışık yazdım;))