John Keats
__"Hakikat güzelliktir, güzellik de hakikat, hepsi bu kadar Şu dünyada bildiğin tek şey ve de bilmen gereken"__ Bu dizelerin sahibi John Keats ölmeden önce dünyaya iz bırakamadığını düşündüğü için vasiyetinde, mezat taşında ismi yerine "Burada, adı suya yazılmış biri yatmaktadır." yazılmasını istemiştir. John Keats
Şair
Belirsizliğe Tahammülsüzlük
Merhaba sevgili okuyucu, Hiçbir kuşak bizim kadar çok şey kontrol edemedi. Ve hiçbir kuşak kontrol edemedikleri için bu kadar tükenmiş hissetmedi. Belirsizliğe tahammülümüz giderek azalıyor. Kapıların önünde bekliyoruz. Adım atmadan önce biraz daha öğrenmek, biraz daha emin olmak, biraz daha hazırlanmak istiyoruz. Ve hayat, suçluluk ve yetersizlikle dolu bir hazırlık okuluna dönüşüyor. Sınavlarına çalışıp, sınavlarına giremediğimiz bir okula. … Bir mesajın geç gelmesi, ses tonundaki küçücük bir değişim, cevapsız kalan bir soru. Emin olmak istiyoruz. Yapay zekaya danışıyoruz, ekran görüntüsü alıp arkadaşımıza atıyoruz, aynı soruyu üç kişiye soruyoruz. Edindiğimiz her yeni bilgiyle birlikte kuşkumuz artıyor. Pema Chödrön, artık netliği arzulamadığımızı, ona hakkımız olduğuna inandığımızı yazar. Kesinliği hak saydıkça, bilmemek daha çok acıtıyor. Eskiden belirsizlik hayatın parçasıydı, şimdi sanki bize yapılmış bir saygısızlık gibi geliyor. Belirsizlik ağırlaşmıyor, biz cılızlaşıyoruz. … “Öngöremediğim bir durumla başa çıkamamam.” Her belirsizlikte kendimize söylediğimiz bu. Oysa öngöremediğimiz o kadar çok şeyle başa çıktık ki. En karanlık gecelerin sabahında işe gittik. Sonsuza dek süreceğine inandığımız ilişkiler bitti, zemin kayboldu, ama her seferinde bulduk kendimizi. Bazen sırf yalnız kalmamak için içimize sinmeyen hayatların içinde kaldık. En büyük pişmanlıklardan sonra utandık, ezildik ve devam ettik.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bilinmeyen bir yazar
Helen Vendler : ABD'li yazar, akademisyen. Yazarın ustalık alanı, özellikle İngiliz ve ABD'li şairlerin şiirlerini inceleyerek onların 'imge dünyasını' keşfetmek. Boston ve Harvard'da dersler vermiş. 2024 yılında vefat etmiş. Emil Dickinson, John Keats ve William Shakespeare incelemiş ve üzerlerine kitaplar yazmıştır. Şiire sadece “okunmaz”, aynı zamanda dinlenir ve hissedilir gözüyle bakmış. Şiirin bir deneyim işi olduğunu görmüştür. "Son Bakışlar" isminde bir kitap yazmış bu kitabında Sylvia Plath'ın şiirlerini inceler ve yaşadığı deneyimi yorumlamıştır ve şöyle der : Erken yaşta yaşadığı travmanın yetişkin Plath'a yaptığı en kötü şey, onu hem geçmişten hem de gelecekten mahrum bırakmasıydı. Ona göre gerçek bir geçmişi yoktu, çünkü her zaman ölüydü; ve gerçek bir geleceği de yoktu, çünkü yalnızca sürekli yaşadığı kâbusun "neon cehenneminin" kesintisiz bir devamını öngörüyordu. Neon Cehennemi : Dışarıdan canlı olarak görülen hayatın silik ve ölü olması.
sen ölmek için doğmadın, ölümsüz kuş! hiçbir aç nesil seni çiğneyip geçemez. — john keats.
“Dur ve düşün! Hayat bir günden ibaret Düşmek üzere olan Narin bir çiy damlası” Keats
Duyulan melodiler tatlıdır, ama duyulmayanlar daha tatlıdır... 📖 John Keats
Alıntı