Çocukluk boyunca yaşama doğru büyürsün ve ergenlikte, yani hayatın zirvesinde, ölüme doğru büyümeye başlarsın. Ölümlülük, hoşça karşılanması, kucak açılması gereken bir genişleme hali gibi hissedilir. Bu kültürde gençler için, yetişkinliğe geçiş hapishaneye girmekten farksızdır. Ölüm onlara bu hapishaneden çıkış yolları bulunduğunu hatırlatır. "huzurlu bir ölüme yarı aşıktım.” demişti yirmi sekiz yaşında yaşamını yitiren Keats. Biz de öyleydik, o devirde aşık olduğumuz ölümün kendisi değil, sadece fikriydi.
Sayfa 89
John Keats
Bir lamba . Nedir onu Keats 'in Yunan Vazosundan ayıran? Sır nerde ,ölümsüzlük nerde ? Güzellik gerçek , gerçek de güzelliktir 'demişti Keats . Günlerdir dinliyorum , dokunuyorumm metalin soğuk gövdesine ve konuşsun diye bekliyorum benimle yoksulluğun kalbi. AHMET OKTAY
Reklam
John Keats (Ezber Bozan Alıntı)
İnsanların din uğruna şehit olmalarına şaşırırdım hep Tüylerim ürperirdi Ürpermiyor artık Ben de kendi dinim için şehit olabilirim Aşktır benim dinim İşte bunun için ölebilirim.
Sayfa 79 - Notos Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Bir hayal miydi ya da kabus mu? Şu kaçıp giden müzik - Uyanık mıyım yoksa uyuyor muyum? - John Keats
Psikoloji
Birçoğunun özgün düşünceleri vardır ama bunu düşünmezler; alışkanlık tarafından yönlendirilirler. Şimdi bana öyle geliyor ki, neredeyse her insan, tıpkı bir örümceğin kendi içinden kendi kalesini örmesi gibi, kendi kalesini inşa edebilir.
1817-1820
Kızılgerdan
"Edebiyatta başarıyı yakalayabilmek, insanın bilinmeyen ve gizemli durumlar karşısında gerçeğe ve mantığa ulaşmak için huzursuz edici bir dürtü hissetmeden kalabilme kabiliyetine bağlıdır." John Keats
Sayfa 105·Kitabı okudu
Reklam
Reklam