Dışımız içimizin aynası mı ? Herkesin aynasına bakarız da dönüp kendi aynamıza ne zaman bakacağız ? Çeşit çeşit hallerde girilen suretimizi göremediğimizden mi kendimizi hep nazik, hep mütevazı, hep saygılı zannetmemiz. Peki özgürce ve yargılamadan, belki de kabullenerek ne zaman bir değişim sürecine gireceğiz. Değişmek mi önemli olan yoksa dönüşüm ile olmadığımız hallerden kurtulmak mı ? Bunu içten dışa mı dıştan içe mi yapmalıyız ? Dışımızdan bize gelecek olanı içimizdeki bir şeyler çekmez mi ? Gelde tüm bu zıtlıklara cevap ver. Zıtlık demişken bir şey haddini aştığında zıddına inkılap edermiş, unutmamak gerek. Kitap,böyle karmaşıklıklar içinde henüz kendimi anlatmadan anlaşıldığımı, bir çok insanın benzer durumlar içinden geçerek olgunluğa ve aydınlığa ulaştığını gösterdi.
“İnsan için en zor şey her gün insan kalmaktır.”
-Cengiz Aytmatov-
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023359 okunma
36 yazıdan oluşuyor. 15 dakikada yazılmış denemeler. Hemen hemen her gün 1 tane okudum. Deneme okumayı seviyorsanız hoşunuza gidebilir. Pek çok konuda yazılar var. Bazen içinize dönüyorsunuz bazen toplumsal sorunlar üzerine düşünüyorsunuz. Yazarın Altı Dakika diye de bir kitabı var. Bence o daha güzeldi. O kitabı okuduktan sonra 1 yıl boyunca ben de yazmıştım 6 dakikalık metinler. Yazarın hocasının da dâhil olduğu bir yazı atölyesinin paylaştığı her güne bir kelime tablosuyla... Bu yıl paylaşmadılar, yazamadım. Ama birkaç gün önce Gemini'ye bir görsel oluşturtup o görsel hakkında yazmaya başladım. Sürdürebilir miyim, emin değilim. Yine de böyle kitaplar yazmaya da teşvik ediyor insanı. O yüzden seviyorum galiba. Gerçi şimdilerde herkes yazar. Neyse girmeyeceğim bu konuya. Kısacası bir deneme kitabı ve farklı konular hakkında okuyup düşünmeyi seven insanlara katabileceği şeyler var. Tavsiye.
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023359 okunma
Gayet sade ve anlaşılır bir dille yazılmış deneme türü diyebileceğimiz bir eser. Elinize aldığınızda olduğu gibi akıyor ve siz bir işiniz çıkmadan bırakmak istemiyorsunuz. Yer yer “vay be Fatma hanım da mı hissetmiş aynılarını -yahut da hisseden, yaşayan birilerini oldukça iyi gözlemlemiş ve aktarmış-“ diye düşündüğümü itiraf etmeliyim. Kitap garip bir şekilde henüz kendimi ona anlatmadan bana anlaşıldığımı hissettirdi. Bir de yeni bir terim öğretti, şöyle bırakayım:
Halvet der-encümen, insanın manevi gelişimini toplum içinde var olarak geliştirmesini ifade eden bir tasavvuf terimiymiş. Bu terim yahut ilke demeliyim Nakşibendî tarikatına aitmiş ve onlara göre insanın elini işten çekerek inzivaya yönelmesi değil kalbinde Allah sevgisi ile işinin başında olması gerekmekteymiş.
Hayatın ince noktalarından ufak hatırlatmalar almak, göremediğimiz noktalara pencere açmak:)
Kitap bana bunu hissettirdi bazı cümlelerin altını çizerken hatırlatıcı* diye eklemeler yaptım.
Kaleminiz sadece altını çizmiyor, kendinize notlar da aldırıyor. Bazı noktalarda " aaa bu ben" diyebileceğiniz yazılar mevcut
Yazarın farklı konularda kendi deneyimlerinden, okuduklarından esinlenerek harmanlanmış bir kitap. Hafif, akıcı, düşündürücü bir süreç okumanızı tavsiye ederimm
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023359 okunma
Kitabımız 15 dk içinde yazılan denemelerden oluşuyor. Birkaç yazı çok vurucu, düşündürücüydü. Birkaçı fazla gereksizdi hiç sarmadı. Arada kalanlar ise atıştırmalık tadında :) beni pek sarmadı
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023359 okunma
15 Dakika~Fatma BAYRAM
Çoğu yerinde tam olarak hissettiklerimin yazıldığı bir kitap okudum. Bir çırpıda demek isterdim ama ben bir çırpıda okuyamadım elbette. Ama eminim siz bir çırpıda okursunuz eminim. Deneme tadında bir kitaptı. Bizi anlatan 15 er dakikalık bir deneme. Küçücük bir bebeği olan bir annenin de tam 15 dakikalık vakti olabilirdi zaten. Birde hocasının ona verdiği konular tanıdık duygular da aynı olunca okumayı çok sevdim. Fatma Bayram kitaplarında ikinciyi devirmiş oldum böylece. Hani böyle koşup koşup bi 15 dakika dinlenmek isteyenlere kalpten tavsiyedir. Derin okumalara vaktiniz yokta yine de satırlarda dinlenmek isterseniz benim gibi şifa olacaktır eminim. Kitaplara sarılın her halinizde.
Fatma Bayram ile yolu 99 Esma Sonsuz Mana kitabı vesilesiyle kesişenlerdenim. Yazarın meselelere bakış açısı, titizlikle araştırılmış üslubu ve edebi derinliği, onu en sevdiğim yazarlar arasına dahil etmeme yetmişti. Bu yüzden son çıkan deneme kitabını da büyük bir güvenle, tabiri caizse gözüm kapalı aldım.
Kitapta yer alan metinlerin çoğu, yazarın hocasından aldığı ödevler doğrultusunda kaleme alınmış notlardan oluşuyor. Bu ayrıntının paylaşılması çok hoşuma gitti; zira bir düşüncenin hangi amaçla ve nasıl bir bakış açısıyla kağıda döküldüğünü görmek, okur için harika bir deneyim. Bu denemeler aynı zamanda yazarın kişiliğine dair de önemli ipuçları veriyor. Okurken Fatma Bayram ile aramda güçlü bir bağ hissettim. Sanırım insan, acılarının ve bakış açısının benzeştiği kişilere kendini daha yakın hissediyor; bu kitap bana kendi gelecekteki halimi seyretmek gibi geldi.
Hayatımı derinden etkileyecek, bana yeni pencereler açan yazılar için yazara teşekkürü borç bilirim. Bu kitapla birlikte, deneme türünün bir eserin değerini düşürmediğini, aksine onu ne kadar yükseltebileceğini bir kez daha anladım. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Sağlıkla kalınız.
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023359 okunma
meğer dünya yüzünde hiçbir yerin bana ait olduğum yer gibi hissettirmeyişi; her yeni mekana çabuk uyum sağlamamı, geçmişi arkamda bırakıp önüme bakmamı kolaylaştıran bir hâlmiş.
15 DakikaFatma Bayram · Diyanet Vakfı Yayınları · 2023359 okunma
Bir kaç kelime ve 15 dakika da ortaya dökülen kelimelerin ahenkli birlikteliği...
Tolstoy derki para kazanmak için çok yazı yazdım.
Fatma bayram kitaplarında bunu çok hissetmiyorsunuz.
Bir şeyin olumsuzluğundan olumlu bir şeyi anlatarak pekişmiş oldu böylece inceleme...
Bismillah
Bazen koşup koşup yorulmuş da bir taşın üstünde oturup soluklanma ihtiyacı hisseden bir kimse gibi hissederiz. Oturunca zamanı yavaşlatıp sadece içimizdeki dünyayı ve dışımızdaki dünyayı izlemek isteriz. Yürüyenleri, gülenleri, ağlayanları saliselik önümüzden geçen arabaları; üzüntülerimizi, kaygılarımızı, gözümüzü dolduran şeyleri, boğazımızda düğümlü kalanları, söylediklerimizi, söyleyemediklerimizi, yaşadıklarımızı, yaşayamadıklarımızı, belirsizlikleri... En çok da o zaman hissedilir insanın emanet olduğu. Oturduğu taşa, ayırdığı zamana, günün vaktine, yüzüne o açıyla gelen güneşe. Zira güneşin açısı dakikalar içerisinde değişir. Bu soluklanma safhası en çok 15 dakika kadar sürer. Ama bir dakikaya bazen yıllar sığabilir. O dakikaların izi yıllarca kazındığı yerde kalır.
Evet bu kitap da benim bu yaşıma gelene kadar yolumun seyrinde durduğum, (tabire ithafen) bir taşın üzerine oturup halimi izah etmekte zorlanıp bolca muhasebe yapma mecburiyetinde hissettiğim döneme geldi. Hem iç dünyamı hem de dış dünyayı izah etmemde yardımcı oldu sağolsun. Bu 15 dakika ne zaman biter onu da söylese iyi olurdu ama neyse.
Soluklanmak isteyenlere tavsiye edilir. Yazarın kalemine sağlık. Fatma Bayram
1963'te Üsküdar'da doğdu. İlim ve Fazilet Vakfı Kur'an Kursu, Kadıköy İmam Hatip Lisesi ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde okudu. Özel olarak hafızlık yaptı. Kıraat-ı aşere tahsil etti. 1990'dan beri Diyanet İşleri Başkanlığı'nda vaize olarak çalışıyor. Evli ve üç çocuk annesidir.